(4857 S. K. m. 17, 18, 20)
Dava: Davacı işçi, 28.3.2004 tarihinde yapılan belediye seçimlerinden sonra seçimi kazanan yeni belediye yönetimi tarafından iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan ve fesih için gerekli şekil koşullarına uyulmadan feshedildiğini belirterek işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren, eski belediye yönetimi tarafından seçimlere 4-5 ay gibi kısa bir süre kala usulsüz ve vizeleri olmadan, belediyenin ihtiyaç ve imkanları olmadığı halde 38 işçiyi işe aldığını, davacının da bunlardan olduğunu, seçimlere 4-5 ay öncesinden 17 işçi ile çalışmaları yürüten belediyenin bu dönemde 38 işçi almasının düşündürücü olduğunu, davacının bu nedenle işten çıkarıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yerel seçimlere çok kısa bir süre kala 17 işçi ile hizmet veren belediyeye 38 işçinin daha işe alındığı, bu işçi alımının seçim ve oy kaygısı ile yapıldığının intibaını verdiği, davacı ve arkadaşlarının iş yasasının ilgili maddelerine uyulmadan işe alındıkları ve bu nedenle işlerine son verildiği gerekçesiyle davacının işe iadesi yönündeki talebinin reddine ve dört aylık iş güvencesi tazminatı olan ve bilirkişi raporunda bildirilmiş olan miktarın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre yerel seçimlere kısa bir süre kala 17 işçi ile hizmet vermekte olan davalı belediye işyerine vizeleri olmadığı halde 38 yeni işçinin alındığı, işyerine bu kadar işçinin alınmasını gerektiren işgücü ihtiyacının ortaya konulmadığı, seçimi kazanma ve oy kaygısıyla işe alındıkları açık olan ve davacının da aralarında bulunduğu bu işçilerin davalı belediyece işten çıkarıldıkları anlaşılmaktadır. Feshin geçerli nedene dayanması nedeniyle işe iade isteğinin reddi yönündeki yerel mahkeme kararı yerinde ise de, feshin geçersizliğine karar verilmesine bağlı olan iş güvencesi tazminatının hüküm altına alınması doğru değildir.
Bu nedenle, 4857 Sayılı İş Kanunun 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Gercüş Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu 29 YTL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350.-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy