(1475 S. K. m. 14, 18)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar ve manevi tazminat ile izin parasının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.12.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat S. Bilgin ile karşı taraf adına Avukat H. Oksay geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuş, mahkemece fesih için aranan hak düşürücü sürenin geçtiği ve feshe konu olan iddiaların tam olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin iş sözleşmesi 3.7.2002 tarihinde feshedilmiştir. Bu tarihte yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanununun 18 maddesine göre, haklı nedene dayanan fesihlerin, feshe konu olan olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılması gerekir. Davacıya isnat edilen olayların tarihleri ile fesih tarihi bu yönden karşılaştırılmış değildir. Davacı işçi yönünden 3.7.2001 tarihinden sonrası için feshe konu olan herhangi bir isnat bulunmaması durumunda fesihte hak düşürücü sürenin geçtiği kabul edilerek şimdiki gibi isteklerin kabulüne karar verilmelidir.
Ancak, fesih tarihinden geriye gidildiğinde son bir yıl içinde müfettiş raporu ile disiplin kurulu kararında davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe olarak gösterilen bir eylemin varlığı halinde her bir olay yönünden gerekli incelemeye gidilmelidir. Olayların temadi edip etmediği de dikkate alınmalıdır. Belirtmek gerekir ki, hukukçu bilirkişi kurulundan alınan bu rapor bu konuda yeterli değildir. Konunun muhasebe işlerini de ilgilendirdiği gözetilerek aralarında muhasebeci bir bilirkişinin bulunduğu bir bilirkişi kurulundan rapor alınmalıdır. Öte yandan raporda davacı işçinin iş sözleşmesinin feshine neden olarak gösterilen olaylar tek tek irdelenmemiş ve genel ifadelere yer verilmiştir. Davalı tarafın hesaba yönelik itirazları da değerlendirilmeden sonuca gidilmiştir. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 450 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy