(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan feshedildiğini belirterek işe iadesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının verilen görevi yapmadığını, şefi ile tartıştığını, bu nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 30.7.2004 ve 3.1.2005 tarihlerinde makine parkında bulunan traktörü kullanması hususundaki talimatın sözlü ve yazılı olarak iletilmesine rağmen davacının bu emri yerine getirmediği, 9.12.2004 tarihinde öğleden sonra göreve gelmediği, 10.12.2004 tarihinde hakkında tutanak tutulduğu, davacının taşıt şefini fiili saldırıda bulunmak suretiyle tartakladığı, bununla yetinmeyerek hakaret ve küfür ettiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre davalı işverence davacının verilen görevi yapmadığı ve şefi ile tartıştığı için iş sözleşmesinin feshedildiği ileri sürülmüş ise de, feshe dayanak yapılan olaylar ile ilgili mahkemece verilen süreye rağmen davalı işverence tanık dinletilmediği gibi, ibraz edilen tutanakların bir kısmının usulüne uygun düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları, tamir ve bakım ustası olan ve B sınıfı sürücü belgesi bulunan davacıdan çöp kamyonunu kullanmasının istendiğini, davacının bunu kabul etmemesi nedeniyle şef ile aralarında tartışma çıktığını, davacının şefine tehdit ve hakarette bulunmadığını açıklamışlardır. Mevcut olgulara göre feshin geçerli nedene dayandığı davalı işverence yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığından davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin reddi hatalıdır.
Bu nedenle, 4857 Sayılı İş Kanunun 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Adana 2.İş Mahkemesinin 15.7.2005 tarih 242-890 Sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 29 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy