(4857 S. K. m. 18, 19, 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, feshin işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenlerle fesh edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli nedenle yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce başka dosyalar üzerinden verilen, araştırmaya dönük bozma kararları doğrultusunda alınan bilirkişi kurul raporunda da belirlendiği üzere; Davalı işverenin kârda olduğu, ancak bu kârın tekel konumunda olması sebebiyle konuşma ücretlerinin yüksek belirlenmesinden kaynaklandığı, abone sayısının doyuma ulaşması nedeni ile hat döşeme işinin azaldığı, havai hat kullanımının da yeni teknoloji nedeniyle azaldığı, telekomünikasyon alanında teknolojinin hızla geliştiği, ses ve veri haberleşmesinde teknolojik ürünün sayısının arttığı, işletmede verimin ve karlılığın sağlanması için elektronik ve bilgisayar mühendisi olan yüksek eğitimli personele ihtiyaç olduğu, meslek okulu, lise ve dengi okul mezunu personelin meslek içi eğitimle farklı görevlerde çalıştırılabileceği, ancak ilkokul ve orta okul mezunu personelin işletmenin verimliliği açısından istihdamının artık uygun olmadığı ve davacının da ilkokul mezunu olduğu ve toplanan tüm bu delillere göre feshin geçerli nedenle yapıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekir.
Diğer taraftan, davacı işçinin ihbar tazminatı bordrosu 11.06.2004 tarihinde tanzim edildiği ve iş akdi 14.06.2004 tarihinde feshedildiği halde, davacı işçinin 14.05.2004 tarihinde SSK.'dan yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu dosyada mevcut Trabzon Sigorta İl Müdürlüğünün 14.06.2004 gün ve 55058 sayılı yazılarından anlaşılmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre ihbar tazminatı ödenmeden işverence gerçekleştirilen fesihlerde, işçi emeklilik aylığı bağlanması için bağlı bulunduğu kuruma başvurması halinde iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği sonucuna varılmaktadır. Zira bu durumda ihbar tazminatı ödenmediği sürece iş sözleşmesinin önel sonuna kadar devam ettiği kabul edilmektedir. Bu uygulama gereği önel süresi içinde gerçekleşecek artış ve haklardan işçi yararlandırılmaktadır. Somut olayda davalı işveren 14.06.2004 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiş, ancak işçi ihbar tazminatı ödenmeden önce 14.05.2004 tarihinde yaşlılık aylığı almak için sosyal güvenlik kurumuna başvurmuştur. Olayda artık - işverenin feshi değil, davacı işçinin feshi söz konusudur. Böyle olunca davacı işçi feshin geçersizliği ve işe iade talebinde de bulunamaz. Bütün bu nedenlerle davanın reddi gerekirken mahkemece farklı değerlendirme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
4857 Sayılı İş Kanunun 20/3.maddesi uyarınca, dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle;
1) Ankara 14 İş Mahkemesinin 02.06.2005 gün ve 2004/... E- 2005/... K. sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde yatırana iadesine kesin olarak 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy