(4857 S. K. m. 20, 25/1)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek işe iadesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davanın süresinde açılmadığını, davacının ihbar öneli içinde sürekli olarak kontrollü rapor aldığını, iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25/1. maddesine uygun olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacıya iki kez fesih bildirimi yapıldığı, davacıya yapılan ilk fesih bildiriminde davacının raporlu olduğu, raporunun süreklilik arz ettiği, bu fesih bildiriminin işçiye tebliğ edilmesi nedeniyle geri dönülmesinin mümkün bulunmadığı, bu durumda ikinci fesih bildiriminin fuzuli olduğu, ancak feshin sonuçlarının rapor bitiminde hüküm doğurduğu, dosyadaki belgelere göre durumunun ciddi olup zaruret halinin söz konusu olduğu, işverenin fesih bildiriminde davacının verimlilik ve kaliteyi karşılayamaması gibi yönlerine dayandığı, ancak bunun ispatlanamadığı gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen bir aylık dava açma süresi hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre rapor hak düşürücü süreyi kesmez. Bu nedenle, dava açma süresi fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir. Fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarih itibariyle bir aylık dava açma süresi geçmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, raporun bittiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlatılarak işin esasına girilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi gereğince yerel mahkeme kararın bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1) D. İş Mahkemesinin 7.6.2005 tarih ve 62-2834 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın reddine,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu 29 YTL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 3.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy