(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 2)
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalıya ait işyerinde 1995 yılından itibaren çalışmaya başladığını, işyerinin gerçekte davalının öğretmen olan oğlu EC'ye ait olduğunu, işe bu şahıs tarafından alındığını ücretini bu şahsın ödediğini belirtmiştir.
Davalı; davacının işyerinde çalışmadığını, EC'nin iş yeri ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; Davacının dava dışı EC ait işyerinde 01.08.1995-01.10.2001 tarihleri arasında çalıştığı, gerekçesi ile davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı dilekçesinde davalı olarak MC'yi göstermiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle vergi kayıtlan, yoklama fişi ve kira kontratı gibi yazılı delillerden işyerinin yasal olarak davalı MC'ye ait olduğu anlaşılmaktadır. Davalının oğlu olduğu anlaşılan dava dışı üçüncü şahsın davacıyı işe alması, ücret ödemesi ona yasal işverenlik sıfatını kazandırmaz. Buna göre gerçek hasma karşı açılan davanın esasına girilerek istekler hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy