(2822 S. K. m. 61) (1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 113/2)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince;
I- İşyerinde yürürlükte olan TİS'ne göre, davacının ücretine 1.7.2001 tarihinde %32.3 oranında ücret zammı yapılması gerekirken 10.9.2001 günlü sendika ve işverenin imzaladığı protokolde bu zammın 1.7.2001 tarihinden itibaren %20 ye indirildiği, işverenin 1.7.2001 tarihinden itibaren ücretlere %20 zam yaptığı, davacının ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordrolar ile 14.3.2003 olan fesih tarihine kadar bu ödemeleri kabul ettiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mahkemece; protokolün, düzenlediği tarihten sonraki dönem için hüküm ifade edeceği gerekçesi ile davacının fark, kıdem ve ihbar tazminatı istekleri hüküm altına alınmıştır.
Protokol sendika ve işveren yetkilileri tarafından imzalanmakla 10.9.2001 sonrası için geçerlidir. Bu zam dönemi bitimi olan 31.12.2001 tarihinde davacının ücretinde bir eksiklik bulunmamaktadır.
II- Davacı kıdem, ihbar tazminatı hesap cetvellerini yasal haklarım saklıdır diyerek kıdem, ihbar tazminatının beş taksitle ödeneceğini gösteren yazıyı ve bordroları ihtirazi kayıt koymaksızın imzalamıştır. Bu ibare B.K.nun 113/2. maddesine göre bir ihtirazi kayıt niteliğinde değildir. Kıdem tazminatının son taksiti 10.7.2003 tarihinde ödenmiş, dava da 23.2.2004 tarihinde açılmış olmakla kıdem tazminatını ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul eden davacı bu tazminatın tamamı ödendikten sonra faiz isteğinde bulunamaz. Bu isteğin kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
III- Davacının fesih tarihinden ve son ödeme tarihi 10.7.2003'den dava tarihine kadar ihbar tazminatı işlemiş faiz alacağının kabulüne karar verilmiştir. Davalı işveren daha önce temerrüde düşürülmediğine göre fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi mümkün olmadığı gibi davalı işveren bu alacak için davadan önce temerrüde düşürülmediğine göre bu alacak için de işlemiş faiz isteğinde bulunulma olanağı yoktur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy