(4857 S. K. m. 11, 18)
Dava: Davacı, cezalı şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 16.7.1999 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli hizmet sözleşmesinin, banka yönetim kurulunca tamamlanmamış bir soruşturmaya dayanılarak süresinden önce feshedildiğini ileri sürerek bakiye süre ücreti ve hizmet sözleşmesinde düzenlenen ceza1 şartın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında düzenlenmiş bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının hizmet sözleşmesindeki işvereni Egebank'ın hisse devir sözleşmesi ile kendilerine devredildiği, esasen davacının böyle bir sözleşme bulunmadığına dair yazılı beyanı bulunduğunu, davacının ayrıca bankayı zarara uğrattığını, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme; davacı 16.7.1999 tarihli hizmet sözleşmesine dayanmış ise de; 11.1.2000 tarihli imzalı yazısında Şahsımın Egebank ile imzaladığı bir iş sözleşmesi mevcut değildir şeklindeki beyanı karşısında böyle bir sözleşmenin bulunmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, yargılama aşamasında, davaya dayanak olan hizmet sözleşmesi yönünden, davalının mahkeme nezdinde ikrarı bulunduğu ileri sürülmüş, buna dair İstanbul 5. İş Mahkemesinin 1.7.2003 Tarih, 2003/209 E.-521 K. sayılı kararını göstermiştir. Bu dosyanın tetkikinden davanın aynı taraflar arasında ihbar tazminatının tahsiline ilişkin olduğu, taraflar arasında 16.7.1999 tarihli 3 yıl süreli bir hizmet akdi bulunduğu ve davalı vekilinin hizmet sözleşmesinin belirli süreli olduğunu kabul ettiği ve davacı işçinin ihbar tazminatı isteğinin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu anlaşılmakla mahkemece işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili deliller toplanmak ve dava konusu istekler hakkında araştırma ve inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy