(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacıya 7.5.1999 tarihinde işverence 3.220.551.200 TL ödendiği belirlenmiştir. Davalı işveren söz konusu ödemenin 2.500.000.000 TL lik kısmının avans olduğu ve bunun 2.226.520.548TL olan miktarının kapatılmadığı iddiasındadır. Davacı işçi ilk olarak böyle bir ödemenin yapılmadığından bahsetmiş, ardından ödemenin varlığı ortaya çıkınca bu defa söz konusu tutarın transfer bedeli olarak verildiğini açıklamıştır.
Mahkemece, iş ilişkisinin kurulduğu 6.5.1999 tarihinden bir gün sonra avans olarak bu miktar bir ödemenin yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve ödemenin transfer bedeli olarak yapıldığı sonucuna varılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı işçiye transfer bedeli ödeneceğini öngören bir sözleşme bulunmamaktadır.
Davacı işçi bu hususu başlangıçta ileri sürmemiş, işverence sunulan banka dekontuna rağmen ödemenin yapılmadığına dayanmıştır. Davacıya iş sözleşmesinin kurulduğu tarihten bir gün sonra bu ödemenin varlığı kanıtlandığında ise, transfer bedeli olarak aldığını açıklamıştır. Ödemenin yapılıp yapılmadığı konusunda ispat yükü işverende olup, davalı işveren böyle bir ödemenin varlığını kanıtlamıştır. Davacı işçi ise, ödemeyi transfer bedeli olarak aldığını ispatlamak durumundadır. Banka dekontunda bu yönde bir açıklama mevcut değildir. Böyle olunca davacıya iş ilişkisini kurulduğu tarihten bir gün sonra avans ödemesi yapıldığı ve işverence kapatılmadığı ileri sürülen 2.226.520.548 TL. nin işverene ödendiğinin işçi tarafından kanıtlanamadığı kabul edilmelidir. Mahkemece bu yönde karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy