(4857 S. K. m. 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının ödenmediği iddiası ile, söz konusu alacakların hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının fazla çalışmasının olmadığını, ibraname vererek diğer bütün ücretlerinden feragat ettiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının vermiş olduğu ibraname dolayısı ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti isteğinin reddine, izin ücreti ibranamede yer almadığından, bu isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas alınan, 23.07.2004 tarihli ibranamede, her ne kadar dava konusu alacaklardan fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının davacıya ödendiği belirtilmekte ise de miktar olarak kıdem ve ihbar tazminatı karşılığı toplam, 2.264.850.000.TL'nin de ödendiği ifade edilmektedir.
Bu ibranamenin ekinde bulunan tediye fişinde de aynı miktar yer almakta ve dolayısı ile, davacıya işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği ve ibranamede yer alan diğer alacakların ödenmediği anlaşılmaktadır. İbraname ve ekindeki belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde fazla mesai ücretleri ile hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının davacıya ödenmediği sonucu ortaya çıktığından bu isteklerin hüküm altına alınması gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy