(818 S. K. m. 74) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, TİS ücret farkı, ikramiye, vasıta yardımı, hizmet zammı, sosyal yardım, giyim yardımı, konut yardımı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ile genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava konusu, genel tatil ve yıllık izin alacakları dışındaki alacakların faizi yönünden, davalının ne zaman temerrüde düştüğü yasa ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre saptanmadan yazılı şekilde faiz yürütülmesi hatalıdır. Davalının temerrüde düştüğünün kabulü için, toplu iş sözleşmesinden doğan borçların muaccel hale gelmiş olması, başka deyişle ifa zamanının gelmiş olması gerekir.
Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre Ecel meşrut olmadığı veya işin mahiyetinden anlaşılmadığı takdirde, borcun hemen ifa ve derhal icrası istenebilir. Davaya dayanak toplu iş sözleşmesi 05.08.2003 tarihinde imzalanmıştır. Ayrıca, geçici 1 ve 4. maddelerinde bir kısım farkların ödenmesinin belli koşullara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Toplu İş Sözleşmesinin geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında, birinci altı aylık döneminde oluşacak ücret ve diğer ödemelere ilişkin sözleşme farklarının dönemi içinde ödenmeyeceği, bu farkların toplu iş sözleşmesinin onüçüncü ayının sonunda ödeneceği; 2. fıkrasında ise, Geçici 1. maddeden yararlananlar ile sözleşmenin imza tarihinden sonra herhangi bir nedenle hizmet sözleşmesi sona erenlere varsa toplu iş sözleşmesi farkları onüçüncü ayın sonu beklenmeksizin hizmet akdinin sona erdiği tarih esas olarak ödenir denilmektedir.
Buna göre, birinci altı aylık döneme ilişkin fark ve hakların temerrüt tarihi davacının hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihtir.
İkinci altı aylık dönem için özel bir şart öngörülmemiş ise de, açıklandığı üzere, davalı bu borcu toplu iş sözleşmesinin imzası ile öğrendiği ve o tarihte muaccel hale geldiği için, en erken temerrüt tarihi 05.08.2003 dür. Bu nedenle, bu tarihten önce doğan ikinci altı aylık hak ve alacaklar için temerrüt tarihi olarak 05.08.2003; bu tarihten sonra doğan hak ve alacaklar için ise, toplu iş sözleşmesi hükümleri nazara alınmalıdır.
Hüküm altına alınan alacakların faiz başlangıç tarihleri buna göre belirlenip, faiz yürütülmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Hüküm altına alınan fazla çalışma alacakları yönünden ise, saptanan fazla çalışma alacağı içinde toplu iş sözleşmesi döneminden önceki çalışmalar da vardır. Alacağın bu kısmı yönünden de toplu iş sözleşmesindeki temerrüt tarihi ve en yüksek banka işletmesi faizi yürütülmesi hatalıdır. Alacağın bu kısmı için davalı daha önce temerrüde düşürülmediğine göre, toplu iş sözleşmesi öncesi döneme ait kısım için dava tarihi ve ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmelidir.
4- Yıllık izin alacağına, yasal faiz yerine fazla çalışma ile ilgili toplu iş sözleşmesinin 15/c maddesindeki faizin ve faiz başlangıç tarihinin uygulanması hatalıdır. Ayrıca alacağa uygulanacak faiz yönünden HUMK'nun 74. maddesine aykırı olarak davacının talebinin de aşılması ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 13.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy