(4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce 07.03.2005 gün ve 3395-7327 sayılı karar ile hükmün oyçokluğu ile onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, Dairemiz kararından sonra, emsal kararlarda ekleyerek, ihbar tazminatının hesabına aktarıldığı gün, davacının bağlı bulunduğu kuruma emeklilik için başvurduğunu, işverenin feshinden sonra davacının emekli olduğunu belirterek, maddi hataya dayalı kararın kaldırılmasını ve kararın bozulmasını istemiştir.
Davacı vekilini istemi üzerine ekli kararlar ve ihbar tazminatı ödenmesi ve emeklilik belgeleri incelendiğinde, davacıya ihbar tazminatının 14.07.2004 tarihinde ödendiği ve davacının aynı gün emeklilik için bağlı bulunduğu kuruma başvurduğu, anlaşılmakla, anılan Dairemizin 07.03.2005 gün ve 3395-7327 sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi. Gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan, salt emekliliğe hak kazandığı gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, henüz ihbar tazminatı ödenmeden, ihbar öneli içinde 14.7.2004 tarihinde kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için başvuruda bulunduğu nedeniyle artık işverenin feshi değil, davacı işçinin iş akdini feshi söz konusu olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre ihbar tazminatı ödenmeden işverence gerçekleştirilen fesihlerde, işçinin emeklilik aylığı bağlanması için bulunduğu kuruma başvurması halinde, iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği sonucuna varılmaktadır. Zira bu durumda ihbar tazminatı ödenmediği sürece iş sözleşmesinin önel sonuna kadar devam ettiği kabul edilmektedir. Bu uygulama gereği önel süresi içinde gerçekleşecek artış ve haklardan işçi yararlandırılmaktadır.
Somut olayda, davalı işveren iş sözleşmesini feshetmiş, davacının ihbar tazminatı 14.7.2004 tarihinde ödenmiştir. Davacı ihbar tazminatının banka hesabına aktarıldığı 14.7.2004 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için aynı günde, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumuna başvurmuştur. Olayda taraflardan hangisinin önce işlem yapmış olduğu belirlenemediğinden işçi lehine yorum ilkesi uygulanarak iş akdinin, ihbar tazminatı ödenerek feshinden sonra, davacının kuruma başvurduğu kabul edilmelidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1) Mahkemenin kararın bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi,fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7) Davacı tarafından yapılan 55.20 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine İADESİNE, kesin olarak 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy