(4857 S.K. m. 20, 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılarak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildikten sonra davacının süresinde başvurduğunda işe alınmaması halinde, karar kesinleşinceye kadar takdiren 4 aylık ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, ayrıca takdiren 4 aylık ücret tutarında tazminat tutarının davalıdan alınıp davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş, ayrıca reddedilen miktardan dolayı 350.- YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından mahkemece bu yönde kurulan hüküm yerindedir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen ve feshin geçersizliğinin sonucuna bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağı, davacının başvurusu ve davalının işe başlatmaması halinde uygulanması gereken tespit niteliğinde hükümler olup talep olmasa da resen dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, söz konusu tazminat ve ücretin tespiti ile yetinilmesi gerekirken tahsili yönünde hüküm kurulması hatalı olduğu gibi, talebe bağlı olmamaları nedeniyle istenen miktardan daha az belirlenmesi durumunda davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca feshin geçersizliğine karar verildiğinde; kararın kesinleşmesine kadar, işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine de karar verilmelidir_ Mahkemece anılan hükme aykırı olarak sadece ücret konusunda hüküm kurulmuş, söz konusu süreye ait diğer hakların ise reddine karar verilmiştir.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı ış Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- ) Ankara 1. İş Mahkemesi'nin 21.10.2005 gün ve 1039-680 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- ) Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- ) Davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- ) Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- ) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- ) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 400.- YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- ) Davacı tarafından yapılan ( 29.00.- )YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8- ) Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy