(4857 S. K. m. 2/7, 7)
Dava: Davacı, feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı B. ile davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalılar arasında muvazaalı ihale sözleşmesi olduğunu, davacının işe girdiği tarihten bu yana E. Genel Müdürlüğü işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini iddia eden davacı, Feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı B. vekili, davacının sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini, kıdem tazminatının ödendiğini, diğer davalı vekili ise davacının işçileri olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, daha önce Daire tarafından onanmış olan işçilik hakları ile ilgili dava dosyasında mahkemenin verdiği iki davalı arasında m.1/ son kapsamında ilişki bulunmadığına dair karara dayanılarak,bu davada da davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle Ego'nun sorumlu olamayacağı gerekçesiyle fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile davalı Ego hakkındaki davanın husumetten reddine, B. hakkında ise feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.
Davalı B.'ın E. Genel Müdürlüğüne ait toplu ulaşım ve taşıma hizmetlerini üstlendiği ve davacıyı bu işte çalıştırdığı konusu uyuşmazlık dışıdır.
4857 sayılı İş Kanunun 2. maddesinin 6. fıkrasında asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerin alt işverene verilebileceği, 7. fıkrasında ise asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle haklarının kısıtlanamayacağı veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamayacağı, aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem göreceği belirtilmiştir.
Toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri belediyenin asli işi olup, bu işlerin alt işverene gördürülmesi için İş Kanunun 2. maddesinin 6. fıkrasında belirtilen koşulların mevcut olması gerekir. Somut olayda, ihale sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş değildir. Her ne kadar 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı Belediyeler Kanunu'nun 67. maddesi ile bu kanunun Anayasa Mahkemesince iptali üzerine yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediyeler Kanunu'nun 67. maddesi bu işlerin taşerona verilmesine imkan tanımakta ise de, davalı şirket ile dava dışı Genel Müdürlük arasında hizmet alım sözleşmesi anılan kanunların yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olup, kurulduğu sırada muvazaalı olan asıl işveren-alt işveren ilişkisi nedeni ile dava dışı E. Genel Müdürlüğünün işçisi olan davacının, hizmet alım sözleşmesinin tarafı olan davalı şirket tarafından Belediyeler Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra çalıştırılmaya devam ettirilmesi durumunda da İş Kanunun 2/7. maddesi uyarınca asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığını kabul etmek gerekir. Zira bu durumda, asıl işverenin işçisinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılması suretiyle haklarının kısıtlanması söz konusudur. Buna göre davacı dava dışı E. Genel Müdürlüğünün işçisidir.
Dosya içeriğine göre, davalılar arasındaki sözleşmenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 7. maddelerine aykırı olduğu ve davacının E. Genel Müdürlüğü işçisi olduğu açıktır. Davacı E. Genel Müdürlüğü işçisi olduğuna göre, diğer davalı hakkında feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesi yerinde değildir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı B. A.ş. hakkında açılan davanın husumet nedeni ile REDDİNE,
3. Davalı E. Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın KABULÜ ile,
a ) Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
b ) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
c ) Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
4. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5. Davacının yapmış olduğu 34.90 YTL yargılama giderinin davalı E. Genel Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine, adı geçen davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Diğer davalının yaptığı 20.00 YTL yargılama giderinin davacından tahsiline,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400.00 YTL ücreti vekaletin davalı E. Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, red nedeni ile aynı tutarda vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı B.'a verilmesine,
7. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalı B.'a iadesine, kesin olarak 6.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy