(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41, 46, 47, 57, 59)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.3.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat M.S.A. ile karşı taraf adına Avukat İ.Ö. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi, fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlerinin ödenmediğinden bahisle isteklerde bulunmuştur. Mahkemece, davacının şantiye şefi olarak görev yaptığı belirtilerek almış olduğu ücretin tüm mesaisini ve 24 saatlik sorumluluğunu kapsadığı gerekçesiyle isteklerin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 22.4.2001 tarihli iş sözleşmesinde, davacının aylık ücreti 4800 Amerikan Doları olarak belirlenmiş ve haftalık çalışma süresi 45 saat olarak açıklamıştır. İş sözleşmesinin 8. ve 9. maddelerinde fazla çalışmaların, hafta tatili ve bayram ve genel tatillerde yapılan çalışmaların ayrıca zamlı ücret üzerinden ödeneceği kurala bağlanmıştır. Anılan hükümlere göre, davacı işçiye aylık olarak ödenen 4800 Amerikan Doları ücretin içinde fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatillerde yapılan çalışmaların karşılığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca, mahkemece, anılan isteklerin yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu konuda bilirkişi hesap raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak ve gerekirse takdiri indirim hususu da düşünülmek suretiyle bir karar verilmelidir.
3. Mahkemece davacının işyerindeki konumu ve hak kazandığı izin süresinden daha fazlasını yurtiçinde geçirdiği gerekçesiyle izin ücreti isteğinin de reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının Türkiye'de geçirdiği sürelerin izin kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği hususu davalı işverence ileri sürülmemiştir. Bu konuda bilirkişi raporunda bir hesaplama yapılmış, davalı taraf rapora itiraz dilekçesinde bir kısım giriş ve çıkış kayıtlarının da dikkate alınması gerektiğinden söz ederek 81 gün bakiye izninin kaldığını açıklamıştır. İzin ücreti isteği konusunda bilirkişi raporu ve davalı tarafın itiraz dilekçesi bir değerlendirmeye tabi tutularak, gerekirse ek hesap raporu da alınmak suretiyle karar verilmelidir.
4. Davacı işçi 7200 Amerikan Doları ücretinin ödenmediğinden bahisle bu yönde talepte bulunmuş, davalı işveren cevap dilekçesinde söz konusu ücretlerin ödendiğini savunmuştur. Davalı vekili, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ödemeyle ilgili işçinin imzasını taşımayan ve tarih içermeyen bazı belgeler sunmuştur. Bu arada davacı vekili, davaya konu olan ücret alacağının yargılama sırasında ödendiğinden bahisle bu istekle ilgili olarak davanın konusuz kaldığından reddine karar verilmesini ve vekalet ücreti ile yargılama giderinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Dosya içeriğinden, davaya konu olan ücret alacağının hangi tarihte ödendiği tespit olunamamıştır. Mahkemece bu husus araştırılarak, davadan önce ödenmiş olması durumunda şimdiki gibi isteğin reddine, yargılama sırasında ödenmişse davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Dava tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için faiz yürütülmesi ve bu miktar yönünden dava açılmasına sebebiyet verilmiş olmakla davacı lehine avukatlık ücretine dair hüküm kurulması gerekir. Söz konusu tutar, yargılama giderlerinde de davacı lehine değerlendirilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 450 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy