(5283 S. K. m. 5) (4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, davalıya ait işyerinde diş teknisyeni olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davanın süresinde açılmadığını, iş sözleşmesinin davacının işyeri olan A. Merkez Polikliniğinin 5283 sayılı Kanun gereğince Sağlık Bakanlığına devri sebebiyle feshedildiğini, anılan Kanunun 5/c-4. maddesinin davacı ve onun gibi iş sözleşmesi ile çalışan personelin Sağlık Bakanlığına devrine engel olduğunu, davacının çalışmakta olduğu Polikliniğin Sağlık Bakanlığına devrinden sonra kendilerine bağlı çalışabileceği bir işyerinin kalmadığını, husumetin işyerini yasa gereği devralmasına rağmen davacının statüsünde olan personeli aynı yasa gereği devralmayan Sağlık Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih için geçerli neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının davalı kuruma ait sağlık biriminde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının 5283 sayılı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve devri mümkün personellerden olduğu açık olmasına rağmen işyerinin devri ile birlikte kadrosu ile birlikte Sağlık Bakanlığına devredilmeyerek iş sözleşmesi işyerinin devri nedeniyle davalı kurumca feshedilmiştir. Mahkemece davalı kurum aleyhine açılan işe iade davasının kabulüne karar verilmiş ise de, işyeri davalı Sağlık Bakanlığına devredilmiş olup, davacının davalı kurumda çalışabileceği bir işyeri bulunmamaktadır. Bu durumda, davanın işyerinin devredildiği Sağlık Bakanlığı aleyhine açılması gerekirken davalı kurum aleyhine açılmış olması doğru değildir. Davalı kurum aleyhine açılan işe iade davasının husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1) Yerel Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı ... YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre ... TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.1.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy