(4857 S.K. m.21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının vardiya amiri olarak çalıştığı bir sırada görev yerini terk ederek birahaneye gitmesi ve aynı suçu 2. kez işlemesi sebebiyle disiplin kurulu kararına dayanılarak iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplu iş sözleşmesinin 70. maddesinde öngörülen disiplin kurulunun çalışmasıyla ilgili sürelere uyulmadığı gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin 27.5.2004 tarihinde işyerinde gece vardiyasında sorumlu vardiya amiri olarak çalıştığı sırada görev yerini terk ederek birahaneye gittiği sabit olmuştur. Davacı işçi aynı eylemini daha önce de gerçekleştirmiş ve üç yevmiye kesim cezası uygulanmıştır.
Fesih tarihinde işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinin 70. maddesinde diplin cezaları vermeye yetkili olan kurulun çalışma sistemi belirlenmiş ve fiil ile failin öğrenilmesinden sonra işveren veya vekilinin 20 gün içinde olayı disiplin kuruluna bildirmesi gerektiği açıklamıştır. Davacı işçinin iş sözleşmesinin feshine neden olan olay, genel müdürlüğe 218.06.2004 tarihinde bildirilmiş ve aynı gün disiplin kuruluna sevk edilmiştir. Disiplin kurulu tarafından aynı tarihte iş sözleşmesinin feshine karar verilmiştir. Olay tarihi ile disiplin kuruluna sevk tarihi arasında 20 günden fazla süre geçmiş ise de, toplu iş sözleşmesinde de açıkça öngörüldüğü üzere bu süre, işveren veya vekilinin olayı öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Disiplin kuruluna sevk işlemi, Genel Müdürlük Teknik İşler Koordinatörlüğüne 218.06.2004 tarihinde bildirilmiş ve aynı tarihte genel müdür yardımcısı tarafından onaylanmıştır. Bu yazı üzerine disiplin kuruluna sevk işlemi aynı gün gerçekleşmiştir. O halde disiplin kuruluna göndermeye yetkili makamın fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 20 gün geçmiş değildir. Buna göre mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı noktasında karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacının eyleminin geçerli nedeni oluşturduğu açıktır. Böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve 4857 sayılı İş Kanunun 20/3.maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- ) İzmir 4. İş Mahkemesinin 9.11.2005 gün 713-750 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- ) Davanın REDDİNE,
3- ) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- ) Davacının yapmış olduğu 133.20 YTL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- ) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- ) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 17.1.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy