(5277 S. K. m. 25) (4857 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı işçi, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun 12-141 sayılı Genelgesi ile emekli aylığı almakta iken çalışmakta olanların 5277 sayılı K.nun 25/f maddesinin uygulanmasını sağlamak amacıyla yedi iş günü içerisinde ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildireceklerinin belirtildiğini, davalı işverenin iş akdini feshetmeden önce bu hakkını kullanması için kendisine bildirimde bulunmadığını, böyle bir bildirimde bulunsaydı, SSK'dan aldığı emekli aylığının durdurulması için 7 gün içerisinde bu yasal hakkını kullanabilmek için SSK ya başvuruda bulunabileceğini, Yasal hakkını kullanması imkanı verilmeden iş sözleşmesinin feshinin yasalara aykırı olduğunu ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın 9.3.2005 tarih ve 14010 sayılı yazısı ile emekli personelin ilişiğinin kesilmesi talimatlandırıldığını, kurumun norm kadroya uygun bir sayıya ulaştırılarak rasyonelleştirilmesi, maliyetlerinin düşürülmesi suretiyle kurum zararlarının azaltılması amacı ile yaşlılık aylığı almaya hak kazanan işçilerin iş sözleşmelerinin feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinin de bu nedenle feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı işçinin iş akdinin davalı işletme tarafından yaşlılık aylığı almaya hak kazanması ve davalı işletmeye ait ilgili müessesedeki bölümünde fiilen çalışan sayısının o bölüm için belirlenen norm kadro sayısından fazla olması, buna göre davacının ihtiyaç fazlası olduğu ve davalı işletmenin içinde bulunduğu ekonomik durum da dikkate alındığında davalının iş akdinin 4857 sayılı Kanunun 18. maddesinde düzenlenen işletmenin gereklerinden kaynaklanan sebebe dayandığı, buna göre davalı işletmenin ekonomik durumu ve verimliliğinin artırılmasına yönelik iş akdinin fesih işleminin yerinde olduğu, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Genelgesi ve alınan Yönetim Kurulu Kararı ile çalışan işçilerin mağdur edilmemesi amacı da dikkate alınarak, davalı işletmenin iş akdinin feshinde yaşlılık aylığı almaya hak kazanan işçilerin iş akitlerini fesih yoluna gitmesinin de iyi niyetini gösterdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının iş sözleşmesi Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarının 2005 yılı Genel Yatırım ve Finansman programına ilişkin kararın uygulanması hakkında 22.10.2004 gün ve 25621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararının uygulanması ile ilgili Hazine Müsteşarlığının 8.12.2004 tarih ve 25070 sayılı Genelgesinin 2/4.maddesinde ve aynı Müsteşarlığın 9.3.2005 tarih ve 14010 sayılı yazısının (i) fıkrasında 2005 yılında veya daha önce istihdam edilen işçi statüsündeki emekli personelin ilişiğinin kesilmesinin belirtildiği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 17.maddesi uyarınca 1.4.2005 tarihi itibariyle ihbar ve kıdem tazminatı peşin ödenmek suretiyle feshedilmiştir.
31.12.2004 tarih ve 25687 (1.Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun Kadroların Kullanımı başlıklı 25.maddesinin f bendinde her hangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin maddede belirtilen kamu kurum ve kuruluşları ile Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50 sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacağı öngörülmüştür. Maliye Bakanlığı 7.1.2005 tarih ve 279 sayılı talimatı ile emekli aylığı almakta olanlardan 1.1.2005 tarihinden itibaren çalışmaya devam edeceğini yazılı olarak beyan edenlerin 5277 sayılı Kanunun 25/f. maddesinin uygulanmasını sağlamak amacıyla yedi iş günü içerisinde ilgili sosyal güvenlik kurumuna bildirilmesi istenmiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu da yayınlamış olduğu 12-141. ek sayılı Genelge ile bu kişiler hakkında yapılacak işlemleri açıklamıştır.
Belirtilen düzenlemelere göre emekli aylığı almakta iken, emeklilik veya yaşlılık aylığının kesilmesi suretiyle işçinin çalışması mümkündür. Başka bir anlatımla, davacının burada emeklilik veya yaşlılık aylığının kesilmesi suretiyle çalışabilmesi veya aylığının kesilmesini istemeyip çalışmak istememesi arasında bir tercih hakkı söz konusudur. Davacı işçi belirtilen haktan yararlandırılmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürmüştür. Davacının anılan yasa ve genelgeler uyarınca aylığının kesilmesi suretiyle çalışmaya devam edebileceği yolunda yazılı bir talebinin bulunup bulunmadığı, talebi varsa davalı işverence işlem yapılıp yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Davacının yazılı talebine rağmen iş sözleşmesi feshedilmiş ise feshin geçersizliği hüküm altına alınmalıdır. Aksi halde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy