(4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının görev yaptığı merkezi idari işler haberleşme bölümünde işlerinin bir bölümünün dışarıdan bir firma aracılığı ile yaptırılması sonucunda ilgili birimde bir iş azalması söz konusu olduğundan, İstanbul şubelerinde 9 kurye aracı ve şoför ile yapılan evrak toplama ve dağıtım işinin 3 araç ile sınırlandırılması kararı nedeniyle mesleği şöförlük olan davacıya başkaca bir görev teklif edilememesi karşısında iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yürütülen hizmetin ekonomik ve güvenlik kaygılarıyla kısmen kargo şirketleri aracılığı ile yürütülmesine karar verilmesi nedeniyle feshin geçerli nedene dayandığı savunulmuş ise de, bu hizmetin tamamen satın alınması yerine kısmen satın alınmasının gerekçesinin yeterince açık ve inandırıcı olmadığı, görev tanımına göre şoförlük dışında görev verilerek çalıştırılması mümkün olan davacıya büyük bir banka olan davalı bankanın başkaca görev teklif ettiği hususu ispatlanamadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı işverenin merkez ile şubeler arası evrak toplama ve dağıtım olan yardımcı iş niteliğindeki işlerinin bir bölümünü dava dışı firmalardan satın almak suretiyle temin yoluna gittiği, şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin bu nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Alt işverenlik uygulamasının muvazaaya dayandığı yönünde dosyada her hangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yasaya uygun kurulan asıl işveren-alt işveren ilişkisi bir nevi yeniden yapılanma olup, işyeri içi sebeplerden kaynaklanan geçerli bir fesih nedenidir. Ancak, iş sözleşmesi feshedilmeden önce feshin son çare olduğu ilkesinin göz önüne alınması gerekmektedir. Mahkemece görev tanımına göre şoförlük dışında görev verilerek çalıştırılması mümkün olan davacıya büyük bir banka olan davalı bankanın başkaca görev teklif ettiği hususu ispatlanamadığı belirtilmiş ise de, davalı işveren davacıya işyerinde verilecek başka bir görev bulunamadığını ileri sürmüştür.
Dava konusu işyerinin banka olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, davacının nitelikleri dikkate alınarak, davalı bankanın başka birimlerinde değerlendirme olanağının bulunup bulunmadığının, başka bir anlatımla, feshe son çare olarak başvurulup vurulmadığının işyerinde keşif İcra edilerek; uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy