(1086 S. K. m. 445)
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1) İşverence yapılan feshin haklı olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılması ve gerektiği takdirde bu yönde bankacı bilirkişiden rapor alınması yönünden yerel mahkeme karan Dairemizce bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte, bozma öncesinde hukukçu bilirkişiden alınan rapor ile yetinilerek istek konusu ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulüne karar verilmiştir.
Feshe konu olay, davacının görev yaptığı şubeye müşteriye teslim edilmek üzere gönderilmiş olan bir kredi kartının ilgiliye teslimi sağlanmadığı halde kullanılması sebebiyle bankanın zarara uğratılmasıdır. Davacı işçinin olay sebebiyle sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için bankacı bir bilirkişiden rapor alınmalı ve daha sonra mahkemece bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu konuda eksik incelemeyle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
2) Davalı vekili tarafından tazminata esas alınan ücretin tespiti noktasında bilirkişi hesap raporuna ayrıntılı biçimde itirazda bulunulmuştur. Mahkemece söz konusu itiraz üzerinde durulmadan karar verilmesi de kabule göre hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy