(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içerisinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde; resmi evrakta sahtekarlık suçunu işlediği iddiası ile hakkında dava açıldığını davanın beraat ile sonuçlandığını, suça konu olayda kusurunun bulunmadığını belirterek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı; davacının iş sözleşmesine doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle haklı olarak son verildiğini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Tekel Levent Satış Deposu Amiri olarak çalışan davacı ve arkadaşları hakkında yapılan müfettiş soruşturması sonucu iskontosuz satış yapma yetkileri bulunmamasına rağmen bayii olmayan kişilere iskontosuz fiyattan mamulat satıp ve iskontolu fiyattan (gerek depoda kalan fatura asıllarına ilave edilmesi, gerekse bayiliği bırakanlardan geri alınan fatura defterlerini kullanılması suretiyle) satılmış gibi işleme tabi tutarak kendilerine menfaat sağladıkları tesbit edilmiştir. Davacı ve arkadaşları hakkında Şişli Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış ve haklarında işlerin yoğun olması ve uygulamadan kaynaklanan yanlışlıklar sebebiyle hataya düştükleri suç işleme kasıtları bulunmadığı gibi menfaat da temin etmedikleri gerekçesi ile beraat kararı verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucu davaya İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde bakılmış bu mahkemece de benzer gerekçelerle beraat kararı verilmiştir. Yargıtay 6.Ceza Dairesi 06.05.2002 gün ve 2002/5799 -Karar s. ilamı ile özetle suça konu faturalar üzerinde Bilirkişi incelemesi yapılarak aldatıcılık özelliği varsa sahtecilik yoksa görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı gerekçesi ile beraat kararı bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan ceza yargılaması 4616 s. kanun uyarınca ertelenmiştir.
Tüm bu hususlar ve dosyada bulunan sair bütün bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; aktin feshi 1475 s. kanunun 17/II/d maddesine dayandırılmıştır. Bilindiği üzere; iş ilişkisi karşılıklı güven esasına dayanan sürekli bir borç ilişkisi olup, bu güvenin sarsıldığı durumlarda, anılan tutumla karşılaşan taraftan böyle bir ilişkiyi sürdürmesini beklemek işin doğasına uygun düşmez. İşçinin sadakat borcu, işverenin işi ve işyeri ile ilgili hukuken haklı menfaatlerini korumak, zarar verici ve risk altına sokabilecek davranışlardan kaçınmayı gerektirir.
Netice itibarıyla; davacının sübut bulan eylemleri doğruluk ve bağlılığa uymayan fiiller olup 17/II-d maddesindeki koşullar oluşmuştur. Bu bende göre yapılan fesihlerde ayrıca zararın doğmuş olması aranmaz. Dolayısıyla feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek ihbar-kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy