(2821 S. K. m. 15, 16)
Dava: E. Tekstil San, ve Tic. AŞ. adına Av. T. A. ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Av. F. S. aralarındaki dava hakkında İstanbul 1. İş Mahkemesinden verilen 19.112004 günlü ve 476-784 sayılı hüküm duruşmalı olarak davacı avukatınca temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Tekstil İşçileri Sendikasının başvurusu üzerine Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı'nın şirkete ait işyerinde olumsuz yetki tespiti yapıp adı geçen sendikaya gönderdiği, bu sendikanın olumsuz yetki tespitine itirazı üzerine İstanbul 6. İş Mahkemesinin 31.5.2004 tarih ve 2004/42546 sayılı kararı ile çoğunluğunun bulunmadığının tespit edilip itirazın kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşen karara istinaden yetki belgesi verilmesinin hatalı olup gerçeği yansıtmadığını zira; çoğunluk tespitin itiraz davasından haberdar edilmemiş olduğunu. Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan işyerinde çalışanların dönem bordroları ve sosyal güvenlik destek prim bordrolarının celp edilmesi halinde, işyerinde başvuru tarihi itibariyle 129 işçinin çalıştığı, bunlardan ancak 61'nin sendika üyesi olduğu ve sendikanın yasal çoğunluğu sağlayamadığını, buna rağmen verilen yetki belgesinin iptalini talep etmiştir.
Davalı Bakanlık yapılan işlemlerin doğru olduğunu belirterek davanın, reddini istemiştir.
Mahkemece Tekstil işçileri Sendikasının usulüne uygun şekilde davaya müdahalede bulunmasına rağmen olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gibi, olumsuz yetki tespitine itiraz davası ile itiraz prosedürü tamamlandıktan sonra -yetki belgesi verildiği, bu nedenle iptali istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Olumsuz yetki tespitine itiraz sonucu tespit başvurusunda bulunan sendika ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında görülüp sonuçlandırılan dava sadece bu iki taraf arasında bağlayıcı olur.
Bu karar kesin yetki belgesi niteliğini taşımaz. İtiraz davası sırasında dava dışında kalan diğer işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işvereni bağlamaz. Bu nedenle Bakanlığın kesinleşmiş yetki kararına dayanarak çoğunluk başvurusunda bulunan sendikanın yetkili olduğunu gösteren olumlu yetki tespit yazısı düzenleyerek aynı işkolunda kurulu diğer işçi sendikalarına, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene tebliğ edip 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 15. maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesine imkan vermesi ve bunun sonunda da toplu iş sözleşmesinde taraf olacak sendikanın kesin şekilde belirlenmesi gerekir.
O halde yukarıda açıklanan prosedüre uyulmadan sadece iki tarafı bağlayan kesinleşmiş tespit kararı esas alınarak, aynı yasanın 16. maddesine göre yetki belgesi verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda davanın kabulü gerekir iken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcanın istek halinde ilgiliye iadesine. 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy