(4857 S. K. m. 11, 13, 14, 17, 21) (1136 S. K. m. 164, 165)
Dava:Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, görevsizlik nedeniyle davayı reddetmiştir. Hüküm süresi davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı davalı Kooperatif ile yaptıkları sözleşme uyarınca 23.6.1996-16.6.2004 tarihleri arasında Hukuk Müşavirliği yaptığını, ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle ihtarname gönderince davalı tarafça azledilmek suretiyle sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı Kooperatif davacının belirsiz süreli sözleşme gereği aylık ücret karşılığı hukuk müşavirliği yaptığını, sigortalı avukatları olmadığını, kendi avukatlık barosunda bağımsız ve vergiye tabi olarak çalıştığını, davacı ile aralarında müvekkil-avukat ilişkisinin bulunduğunu, ilişkide olması gereken güvenin zedelenmesi nedeniyle hukuk müşavirliği görevinden azledildiğini, davacının serbest meslek makbuzu ibraz edip talepte bulunmadığı için toplam 648.000.000.TL ücret alacağının ödenemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının kendisine verilen vekaletname ile davalı kooperatifin Hukuk Müşavirliği yapmak üzere atandığı, davalıya ait işyerinde değil, kendine ait büroda çalıştığı bu nedenle aradaki ilişkinin vekalet akdine dayandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacının 23.10.1996 tarihinde yapılan belirsiz süreli sözleşme ile aylık ücret karşılığı Hukuk Müşaviri olarak çalıştığı ve 16.6.2004 tarihli azilname ile sözleşmenin davalı tarafından sona erdirildiği tartışmasızdır. Aradaki ilişkinin niteliği uyuşmazlık konusudur.
Davacı, iş sözleşmesi ile çalıştığını ileri sürmüş, davalı ise ilişkinin vekalet sözleşmesine dayandığını savunmuştur.Mahkemece sözleşmenin niteliği vekalet akdi olarak nitelendirilirken davacının kendine ait büroda görev yaptığı gerekçe gösterilmiştir. Ancak, işin işverene ait işyerinde yapılmamış olması tek başına ilişkinin iş sözleşmesine dayanmadığını göstermez.Somut olayda, hizmet akdinin iş, ücret ve bağımlılık unsurları yanında yapılan işin sayı ile değil, zamanla sınırlandırılmış olduğu da dikkate alındığında davacının iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy