(4857 S. K. m. 21)
Dava: Davacı, kıdem ve fesih tazminatı, ücret artış farkı, ikramiye, lojman tazminat farkı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 29.2.2000 tarihinde davalıyla genel müdür olarak çalışmak üzere 5 yıllık belirli süreli hizmet sözleşmesi yapmış, ücret 1.000.000.000 TL. aylık olarak belirlenmiştir. Sözleşmede Ocak ve Haziran aylarında DİE verilerine göre belirlenecek enflasyon miktarından aşağı olmamak üzere zam yapılacağı kararlaştırılmıştır. İşyerinde uygulanacak zam miktarları konusunda genel müdür olan davacının ön çalışma yaptığı, uygulanacak zam miktarlarını belirlediği, yönetim kurulunun görevlendirdiği, içlerinde davacının bulunduğu üç kişilik kurulun uygulanacak zam oranını kararlaştırdığı; buna göre işyerinde uygulama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu uygulama en son davacının da katıldığı kurulca 28.8.2003 tarihli son toplantı da dahil aynı esaslara göre belirlendiği ve bu belirlemelere göre 11.2.2004 tarihine kadar davacıya ücret ve diğer haklarının ödendiği; yönetimin değişmesi üzerine davacının ücretli izne çıkarıldığı, bu sırada davacının 11.2.2004 tarihli işverene gönderdiği ihtarname ile ücretlerin sözleşmeye göre artırılmadığını belirterek eksik ödenen ücret ve diğer haklarının ödenmesini istediği, yeni yönetimin 16.2.2004 tarihli cevabında daha önceki zamların davacının katıldığı kurulca belirlendiğini, itirazda bulunmadığını, 2004 zammının da belirlenerek kendisine bildirileceğini açıklamıştır. Bilahare 20.2.2004 tarihinde 2004 yılı zamlarının belirlendiği ve ücret ve farklarının davacı hesabına yatırıldığının bildirildiği görülmüştür. 2004 Ocak ayına kadar olan ücret zamları bizzat davacının yaptığı hazırlık üzerine davacının da katıldığı kurulca belirlendiğinden ve genel müdür olan davacı bu ödemelere itiraz etmediğinden, Ocak 2004 ayında yapılacak ücret zammına kadar olan ödemelerin eksik yapıldığını kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle bu tarihten önceki ücret ve diğer alacak farkları reddedilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş, 20.2.2004 tarihinde yeni yönetimce yapılan Ocak 2004 tarihinden itibaren uygulanması gerekli olan zammın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesindeki esaslara uygun olarak yapılıp, ödenip ödenmediğini tespit etmek; mevcutsa Ocak 2004 tarihinden sonraki ücret farkı ve diğer fark alacaklarını hüküm altına almak bu belirlemeye göre davacının hizmet akdini feshetmekte haklı olup olmadığını belirlemek, sonucuna göre kıdem tazminatı hakkında bir hüküm kurmak, belirlenecek son ücrete göre davacının kullandırılmayan ücretli izin alacağını saptamak, istek miktarını nazara alarak hüküm kurmaktan ibarettir.
3- Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde düzenlenen fesih tazminatı, hizmet akdinin işveren tarafından haklı bir neden bulanmadan fesih halinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Hizmet akdini işveren feshetmemiştir. Davacının bu yolda bir iddiası da mevcut değildir. Bu nedenle fesih tazminatı istemi de reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy