(4857 S. K. m. 20, 21)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hizmet sözleşmesinin geçerli bir nedene dayanılmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, işe iadesine, tazminat ve boşta geçen süre ücretlerinin belirlenmesine; ayrıca, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, kötüniyetli olmadığını, feshin geçerli bir nedene dayandığını savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatı isteklerinin reddine, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine tazminat ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine ve yargılama sırasında ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarının tazminat ve boşta geçen süre ücretinden mahsubuna karar verilmiştir.
Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Yargılama usulleri farklı olmasına rağmen işçilik hakları ile işe iade davalarının birlikte görülmesi doğru değil ise de, kıdem ve ihbar tazminatının dava açıldıktan sonra ödenmiş olması, davacı tarafından sadece işe iade sonuçları yönünden hükmün temyiz edilmiş bulunması nedeniyle bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
Toplanan delillere, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, davacının işe iadesi ve bunun sonucu olan tazminat ve boşta geçen süre ücretlerinin belirlenmesine karar verilmesi yönünden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
4857 S. K.nun 21. maddesinin 3. fıkrasında boşta geçen süre ücreti düzenlenmekte ve 4. fıkrasında, işçi, işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen ihbar süresine ait ücreti ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. denilmektedir. Mahkemece bu mahsubun işe başlatılmama halinde ve gerek tazminat gerekse boşta geçen süre ücretinden yapılmasına karar verilmesi hatalıdır.
Bu nedenle, 4857 s. Kanunun 20/3 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile
1- Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 23.12.2004 tarih, 2004/302 E.- 488 K.sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenine göre, bozma kararı kapsamı dışında kaldığından, kıdem ve ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatı isteklerinin reddine,
3- Davacının hizmet akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine,
4- Davacının yasal süre içinde başvurması ve davalı tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine
5- Davacı işçinin işe iadesi için süresinde işverene müracaatı ve süresi içinde işe başlatılması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacıya ödenen kıdem ve ihbar tazminatının yapılacak bu ödemelerden mahsubu gerektiğine,
6- Peşin harcın mahsubu ile bakiye 270.700.000.- TL (270,7 YTL) harcın istek halinde davacıya iadesine.
7- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 350.-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafından yapılan 30.700.000.-TL (30,7 YTL) yargılama masrafının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.03.2005 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy