(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan salt emekliliğe hak kazandığı gerekçesi ile feshedildiğini belirten davacı, 4857 s. İş Yasasının 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre için ücret alacağına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; salt emeklilik sebebi ile iş sözleşmesi feshedilemez. Fesih en son çare olmalıdır. gerekçesi ile istem kabul edilmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanın uygulamasına göre «ihbar tazminatı ödenmeden işverence gerçekleştirilen fesihlerde, işçi emeklilik aylığı bağlanması için bağlı bulunduğu kuruma başvurması halinde iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği sonucuna varılmaktadır. Zira bu halde ihbar tazminatı ödenmediği sürece iş sözleşmesinin önel sonuna kadar devam ettiği kabul edilmektedir. Bu uygulama gereği önel süresi içerisinde gerçekleşecek artış ve haklardan işçi yararlandırılmaktadır. Somut olayda davalı işveren iş sözleşmesini 29.9.2003 gününde feshetmiş, ancak işçi ihbar tazminatı ödenmeden yaşlılık aylığı bağlanması için 30.9.2003 gününde bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumuna başvurmuştur. Olayda artık işverenin feshi değil, davacı işçinin feshi söz konusudur. Böyle olunca davacı işçi feshin geçersizliği ve işe iade isteyemez. Davanın reddi gerekir. Yazılı biçimde kabulü hatalıdır.
4857 s. İş Kanununun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki biçimde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Gaziantep İş Mahkemesinin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- Karar gününde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350 YTL.ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davalının yaptığı 32.00 YTL. temyiz giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kesin olarak 06.04.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacının iş sözleşmesi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı belirtilerek ihbar, kıdem tazminatları ödenmek üzere feshedilmiştir.
Davacı personel istihdam kararları aldığından feshin geçersizliğine ve işe iade ile tazminat ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Mahkemece davacının ihbar tazminatını almadan SSK.na başvurarak yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu ihbar tazminatını aldığını, ihbar süresi bitmeden emekli olması sebebiyle iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini belirterek davayı reddetmiştir.
Fesih bildirimi bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanımı olup, karşı tarafa varmakla sonuçlarını doğurur. Bu bakımdan davacı işçiye ulaşan fesih bildiriminin açık ve kesin olarak işçinin yeterliliğine veya davranışlarına ya da işletmenin işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığının mahkemece tesbiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Gerçekten dairemizin öğretide de kabul gören uygulaması, 4857 s. İş Yasasının 19. maddesi uyarınca yapılan fesih bildiriminin sonuçlarını doğurmadan önce ihbar süresi dolmasa da bildirimin tebliği gününden itibaren bir ay içerisinde işe iade davasının açılması koşulunun aranması yönündedir.
Öte yandan, yasada ön görülen yargılamanın bitirilme sürelerine fiili imkansızlık sebebiyle uyulamaması sonucunda, uzun süre ücret gelirinden yoksun kalabilecek işçilerin, koşullarını taşıyorsa yaşlılık aylığı almak için sosyal güvenlik kuruluşuna başvurmasını, işçinin feshi olarak kabul etmek hukuki olmadığı gibi, sosyal gerçeklere de uygun düşmemektedir.
Kaldı ki yaşlılık aylığı alan işçinin mahkemece işe iadeye karar verilmesi halinde 506 s. yasanın 63. maddesi uyarınca yeniden çalışmaya başlaması da mümkündür.
Bu sebeple işten çıkarılan işçiler yerine işçi alan davalı işverenin feshi geçerli nedene dayanmadığından, işe iadeye karar verilmesi gerekirken, davanın reddi hatalı olduğundan, kararın onanması düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, işçinin iş sözleşmesinin fesih sonrası emekli olmasının işe iade davasına etkisi olup olmaması konusunda toplanmaktadır.
Kural olarak fesih bir irade beyanıdır. İş hukukunda irade beyanı karşı tarafa varması gerekir (İş K.m.19, 20). Hukuki sonuçların doğması buna bağlıdır.
Fesih hakkı içeriğine göre bozucu yenilik doğuran haklardandır. Tür açısından bir hukuki ilişkiyi ortadan kaldırır.
Emeklilik ise bir sosyal güvenlik hakkıdır. Kurucu yenilik doğuran bir haktır.
Her iki hak ilke olarak çatışmaz. Çünkü muhataplar farklı olduğu gibi işlevleri de farklıdır.
Davacının iş sözleşmesi işverence 29.9.2004 gününde fesh edilmesi ile sonuçları dolayısıyla işçinin de Kanundan doğan işe iade dava hakkı doğar.
İşçinin daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurarak (30.9.2004) emeklilik isteminde bulunması onun dava hakkını ortadan kaldırmaz. İhbar tazminatını alsa dahi sonuca etkili olmaz.
Çünkü emekli olan bir işçinin işe iadesini engelleyen kanuni bir engel bulunmamaktadır.
Aksi durumda işçi bir taraftan işsiz kalmakta, öte yandan kaderini bitmesi kanuni süreleri aşacağı mutlak olan ve sonucu lehe alacağı da garanti olmayan bir davaya bağlamış olur. Böyle durumlarda işçinin ve ailesinin hangi parayla yaşamını devam edeceği sorunu ortaya çıkar. Öte yandan işçiye riske gir gibi kabul edilmesi zor bir yola yönlendirmiş oluruz ki bu tür bir çözüm en azından adalet duygusunu incitir. İşçinin öncelikle amacı işe girmektir. Başka bir anlatımla istihdamdır. Kanun da bunu öngörmüştür.
Sayılan bu sebeplerle işçinin işe iade davasının dinlenilmesi gerekir. Mahkemece aksi yorumla davanın reddi ve bu hükmü onayan Dairemiz çoğunluğu görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy