(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ikramiye ile ücret farkı alacağının ödetilmesine, karşı davacı ise kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı davalı işverenle bağıtladığı İş Sözleşmesi gereği Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen asgari ücretten aşağı ödeme yapılamayacağının kararlaştırıldığını, işyerinde 4500 işçi çalıştığı halde daha az işçiye göre ücret belirlendiğini bu sebeple sözleşmeye aykırı şekilde eksik ücret ödendiğini bunun sonucu tazminatlarının da eksik ödendiğini iddia ederek fark ücret, fark tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı ise sözleşmede belirlenen koşullara göre ücret ve sair hakların ödendiğini davanın yersiz olduğunu reddi gerektiğini savunmuştur.
Davanın dayanağı olan taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin 3. maddesinde tabipler birliği tarafından belirlenen asgari ücretten aşağı ücret ödenmeyeceği belirtilmesine rağmen 10. maddede ücret belirlemesine esas işçi sayısı 11. maddede ise ödenecek net ücret miktarı belirlenmiş ve bu net ücrete ikramiye, sosyal haklar yemek, taşıma vb.nin dahil olduğu, ücret politikasına göre daha sonra yapılacak zamların ilave edileceği belirlenmiştir. İşyerinde sözleşmede belirtilen işçi sayısından fazla işçi çalıştığı anlaşılmakta ise de işyerinde birden çok iş hekiminin de çalıştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda iş akdinin 10 ve 11. maddelerine göre işyerinde ücret ve sair hakların ödenmesi gerekir. Davacının sözleşmede belirlenen ücretine zamlarda yapılarak ödeme yapıldığı dosya içerisindeki ücret bordrolarından gözlenmektedir. Davacı akdin 10 ve 11. maddelerine aykırı bir ödeme yapıldığını iddia etmemiş, bu yolda yapılan ödemelere de karşı çıkmamıştır. Bu durumda 3. maddedeki düzenlemeden hareketle fark alacak isteklerinin hüküm altına alınması yerinde değildir. Bu sebeplerle fark ücret ve fark tazminat ve fark ikramiye talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy