(2822 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, 3. grup sanatkar işçi olduğunun tespiti ile fark ücret, fazla çalışma parası ile tatil ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Eczacı olan davacı işyerinde TİS'e taraf sendika üyesi olduğunu, vasıflı işçi olmasına rağmen işverenin TİS'in 23. maddesinde belirtilen grup işçi kapsamında 1.grupta saydığını, oysa vasfı ve sanatkar oluşu nedeni ile 3. grup statüsünde kabul edilmesi gerektiğini, buna göre ücretlerinin eksik ödendiğini belirterek, 3. grup sanatkar işçi olduğunun tespiti ile, fark ücret ve fark fazla mesai ve tatil ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, yargılama sırasında alacak istemini atiye terk ederek tespit hükmüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alacak isteminin atiye bırakılmasına, davacının TİS'in 23. maddesine göre 3. grup işçi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Eda davası açılması gereken durumlarda, aksine bir yasal düzenleme bulunmuyor ise hukuki yarar bulunmadığından tespit davası dinlenmez. Bu husus Yargıtay uygulamaları ile kararlılık kazanmıştır. Davacı başta eda davası niteliğinde dava açmış, ancak bu istemini atiye terk etmiştir. Açılan dava 2822 sayılı yasanın 60. maddesi kapsamında bir yorum davası da değildir. Bu hukuki olgulara rağmen mahkemece tespit niteliğinde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy