(4857 S. K. m. 18, 19, 20)
Davacı, feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı S. Holding AŞ. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, davalı S. Holding A.Ş. işyerinde çalışırken rızası dışında Holdinge bağlı Konya ilinde bulunan T. işletmesine nakledildiğini ancak fiilen Ankara ilinde Holding bünyesinde çalıştığını, T.ın özelleştirilerek sair davalı A. A.Ş'ye devredildiğini, bilahare davalı S. Holding tarafından 1.7.2004 gününde sözlü olarak işine son verildiğini, iş yerine alınmadıklarını, 06.07.2004 gününde A. tarafından yazılı fesih bildirimi ile iş sözleşmesinin fesh edildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı S. Holding cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı işletmenin özelleştirildiğini, çalışanların personel devir teslim protokolü ile sair davalı A. A.Ş.'ye devredildiğini, davacının A. çalışanı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı A. A.Ş. ise cevap dilekçesinde; iş yerinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile imzalanan 30.06.2004 günlü varlık satış sözleşmesi ile 01.07.2004 gününde kendilerine devir edildiğini, özelleştirilen işletmenin daha verimli çalışmasını sağlamak, işletmede seri iş akışını gerçekleştirmek için teknolojik ve yapısal değişiklikler gerektiğini bununu için T. işletmesi kadrosunda görülen bir kısım işçilerin iş sözleşmelerinin fesih edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının kadrosu ve özlük hakları T. işletmesinde olduğu durumda işletmenin bulunduğu Konya'da hiç çalışmadığını, bütün çalışmasını S. Holding A.Ş. bünyesinde Ankara'da geçirdiğini, davacı ve arkadaşlarının işletmeyi özelleştirme ile devir alan A. A.Ş. nezdinde de hiç çalışmadığını, davacı ile davalı A. A.Ş. arasında bir hizmet akdi kurulmadığını bu halde işverenin S. Holding A.Ş. olduğunu, S. Holding A.Ş. tarafından 01.07.2004 gününde davacı ve arkadaşlarının kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmelerinin sözlü olarak fesih edildiğini, 4857 S. iş kanununun 19. maddesi uyarınca feshin yazılı olarak yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin bir biçimde belirtilmek zorunda olduğunu, bu nedenle S. Holding A.Ş. tarafından yapılan fesih işleminin geçersiz olduğu kanaatiyle bu davalı aleyhine açılan davanın kabulüne sair davalı A. A.Ş. aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile A. A.Ş. arasında imzalanan 01.07.2004 günlü S. Holding A.Ş. T./Türk Motor Ve Traktör Sanayi İşletmesi Varlık Satış Sözleşmesinin çalışanlara ait hükümler başlığını taşıyan 16. maddesinin e bendinde fiili teslim gününde işletmede iş kanununa tabii olarak çalışan daimi ve geçici işçilerin alıcıya yani A. A.Ş'ye devir edileceğinin anılan maddenin f bendinde ise alıcı A. A.Ş.nin fiili teslim gününden sonra 1475 ve 4857 S. iş kanunları gereğince doğabilecek her türlü mali yükümlülük ve kanuni sorunları karşılamayı taahhüt ettiği, bu konudaki yükümlülük ve sorumluluklarını hiçbir biçimde Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve S. Holding A.Ş.'ye rücu edemeyeceği düzenlenmiştir. Taraflar bu hükümler çerçevesinde 01.07.2004 gününde tanzim ve imza ettikleri personel devir teslim tutanağı ile T. işletmesinde 4857 S. kanun kapsamında kapsam içi statüde çalışan 312 personeli A. A.Ş.'ye devretmişlerdir. Bu devirden sonra A. A.Ş. 06.07.2004 günlü yazılı fesih bildirimi ile işçilerin iş sözleşmelerini ekonomik gerekçeler ileri sürerek fesih etmiştir.
Davacının yukarda bahsi geçen varlık sözleşmesi hükümleri ve personel devir teslim işlemi ile S. Holding A.Ş. ile arasında var olan hizmet sözleşmesi sona ermiş davalı A. A.Ş. ile yeni bir hizmet sözleşmesi doğmuştur. Davalı S. Holding A.Ş. varlık satış sözleşmesinin 16/g maddesi uyarınca davacının devirden önceki döneme ait kıdem tazminatını ödemiştir. Davalı A. A.Ş.nin davacının işçisi olmadığı yolunda bir savunması bulunmadığı gibi, yazılı fesih bildirimi ile davacının iş sözleşmesini feshetmiştir. Bu halde davalı S. Holding A.Ş. hakkında açılan davanın husumetten reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü yönünde hüküm tesisi hatalıdır.
Diğer yandan davalı A. A.Ş. davacının iş sözleşmesinin geçerli bir sebebe dayanılarak feshedildiğini savunmuştur.
4857 S. İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. İşletmeyi veya işyerini etkileyen objektif sebeplerle ortaya çıkan işgücü fazlalığı sonucunda, işçinin işyerinde çalışma olanağı ortadan kalkmış ise fesih için geçerli bir sebebin varlığından söz edilir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu işletmeye ait kararlar alabilir. Ancak, bu karar sonucunda, tedbir olarak düşünülen feshin zorunlu hale gelmiş olması gerekir. Başka bir anlatımla işverenin fesih konusunda keyfi kararları yargı denetimine tabidir.
Öte yandan, işletmeye ait kararla varılmak istenen hedefe fesihten başka bir yolla ulaşmak mümkün ise fesih için geçerli bir nedenden söz edilemez. İşçinin rızası ile esnek çalışma biçimleri getirilerek, işçiyi başka işte çalıştırarak ya da meslek içi eğitime tabi tutarak amaca ulaşma olanağı var iken feshe başvurulmaması gerekir. Kısaca, fesih son çare olmalıdır (ultima ratio) ilkesi gözetilmelidir.
4857 S. İş Kanunu'nun 20/2. maddesine göre feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, işletmesel kararı uygulamak için aldığı tedbirin feshi zorunlu kıldığını kanıtlamalıdır. İş akdi feshedilen işçi, feshin başka bir sebebe dayandığını ileri sürdüğü takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda 01.07.2004 gününde T. işletmesinin ve personelinin özelleştirme sonucu varılan anlaşma gereği davalı A. A.Ş.'ye devir edildiği, davacının ve bir kısım arkadaşlarının iş sözleşmesinin fesih edildiği anlaşılmaktadır. Davalı feshe gerekçe olarak ileri sürdüğü hususlarda delil ibraz etmediği gibi yukarda belirtilen kriterlere uygun olarak ne gibi uygulamalar yapıldığını da ispatlayamamıştır. Feshin son çare olması ilkesi dikkate alınmamıştır. Buna göre davalı A. A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile reddi yönünde hüküm tesisi hatalıdır.
Bu konuda ki temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve 4857 S. Yasanın 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Ankara 2. İş Mahkemesinin 21.12.2004 Tarih, 956 Esas, 956 Karar S. kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,
1- Davalı S. Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın husumetten reddine,
2- Davalı A. A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile A. A.Ş. tarafından yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içerisinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içerisinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve sair haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, işe başlatılma halinde davacıya ödenen kıdem ve ihbar tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar gününde yürürlükte olan tarifeye göre 350.YTL vekalet ücretinin davalı A. A.Ş'den alınıp davacıya verilmesine,
7- Davalı S. Holding A.Ş vekille temsil edildiğinden, karar gününde yürürlükte olan tarifeye göre 350.YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı S. Holding A.Ş.'ye verilmesine,
8- Davacı tarafından yapılan 31.YTL yargılama giderinin davalı A. A.Ş.den alınıp davacıya verilmesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliği ile 13.4.2005 gününde karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy