(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalıya ait işyerinde davalının işçisi olarak çalışan davacının, 28.11.2003 tarihinde işveren tarafından yazılan yazıyla dava dışı ..... A.Ş.'ne naklinin yapıldığı, davacının bu nakli kabul etmediği anlaşılmaktadır. Davalı, ..... A.Ş. naklin toplu iş sözleşmesinin 23. maddesine dayandığı bu nedenle yasal olduğunu savunmaktadır.
Dayanak yapılan toplu iş sözleşmesi davalı ..... A.Ş. işyerini kapsamaktadır. Başka bir anlatımla dava dışı ..... A.Ş. işyerleri toplu iş sözleşmesi kapsamı içinde değildir. Bu sebeple toplu iş sözleşmesinin 23. maddesine dayanarak davacının davalı... A.Ş. işyerinden dava dışı ..... A.Ş. işyerine nakli mümkün değildir. Davacı daha önce ..... A.Ş. nin işçisi iken ..... A.Ş. işyerine hizmet akdinin nakledilmiş olması da sonuca etkili görülmemiştir. Zira daha önceki nakil sonucu davacı ..... A.Ş. işçisi olmuştur. Yeniden ..... A.Ş. işyerine nakli ancak üçlü (önceki işveren, devralan işveren ve işçi) mutabakat ile mümkündür. Davacının, bu son devre muvafakatta bulunduğu kanıtlanabilmiş değildir. İşveren, davacının dava dışı ..... A.Ş. işyerinde çalışmasını gönderdiği ihtarnameyle ısrar etmiş olup işverenin bu eyleminin işverenin feshi olarak kabulü gerekmiştir. Böyle olunca, davacının ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy