(4857 S. K. m. 17, 18, 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirkette Plent operatörü olarak çalışmakta iken şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek 1.10.2004 tarihinde iş aktinin feshedildiğini, işten çıkartma gerekçesinin gerçekleri yansıtmadığını belirterek feshin geçersizliğine yeniden işe başlatılmasını ve buna bağlı olarak tazminatla boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının kendi istek ve iradesiyle kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve her türlü yasal alacaklarının ödenmesi koşulu ile 1.10.2004 tarihli dilekçe vererek istifa ettiğini kendisine bu yasal haklarının ödendiğini ayrıca şirketin ekonomik sıkıntı içinde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, davacının 1.10.2004 tarihli dilekçeyle kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti ve geriye dönük tüm yasal ve sosyal hakların ödenmesi şartıyla iş aktinin feshedilmesini istediğini, davalı tarafından tüm yasal hakların ödendiğinin anlaşıldığını ve 4857 Sayılı Yasanın iş güvencesiyle ilgili 18 ve devamı maddelerindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Dosya içerisinde mübrez 1.10.2004 tarihli davacının davalı şirketin Genel Müdürlük makamına yazdığı dilekçede aynen kıdem ve ihbar ve yıllık izin ücretini ve geriye dönük tüm yasal ve sosyal haklarının ödenmesi şartı ile iş aktinin feshedilmesini arz ederim şeklindedir.
Öbür yandan davalı şirket Genel Müdürlüğünce imzalanmış ve davacıya hitaben yazılmış 1.10.2004 tarihli yazıda ise Ortaklar Kurulu Başkanlığının 1.10.2004 tarihli onayıyla 4857 sayılı İş Kanunun 17 ve ilgili maddeleri gereği, şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve tasarruf tedbirleri sebebiyle iş aktiniz bildirimsiz olarak 1.10.2004 tarihi itibarıyla feshedilmiştir. denmektedir. Görüldüğü gibi davacı, 1.10.2004 tarihli dilekçeyle işçilik haklarının ödenmesi şartı ile iş aktinin feshedilmesi istenmiştir. Bu ileriye dönük ve şarta bağlı bir istektir. Aynı tarihli davalı işverenin fesih yazısında ise şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve tasarruf tedbirleri sebebiyle iş aktinin 1.10.2004 tarihi itibarıyla feshedildiği bildirilmiştir. Bu durumda iş aktinin son bulmasının istifayla değil, fesihle son bulduğunun kabulü gerekir. Nitekim davacıya ödenecek ihbar ve kıdem tazminatı ödeme bordrolarının 1.10.2004 tarihinden çok sonra yapıldığı ve ibraname alındığı görülmektedir. Ayrıca işten ayrılma bildirgesinde de işten çıkış nedeninin işveren tarafından 17 nci maddeye göre yapıldığı da belirtilmiştir. Tüm bu deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde iş aktinin istifa nedeniyle son bulduğuna dair mahkemenin gerekçesi yerinde değildir.
Öbür yandan, işverence iş aktinin ekonomik sıkıntı ve tasarruf tedbirleri sebebiyle son bulduğuna dair dosyaya yeterli ve inandırıcı bir delilde ileri sürmemiş ve fesih için geçerli bir dayandığını da kanıtlayamamıştır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, 4857 sayılı İş Kanunun 20/3 maddesi uyarınca dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1. Ankara 1.İş Mahkemesinin 17.2.2005 tarih ve 2004/1363 E. 2005/27 K. sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3. Davacının yasal süre içinde başvurmasına rağmen işverence süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine,
4. Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücreti ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tesbitine,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7. Davacı tarafından yapılan 29.00 YTL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 31.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy