(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı faiz ve fark alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince;
Davacı işçi, davalı işverene ait Trabzon Liman İşletmesinde çalışmakta iken, işletmenin özel bir firmaya satılarak özelleştirilmesi sonucu iş sözleşmesinin 21.11.2003 tarihinde sona erdirildiğini, kıdem tazminatının geç ve 5004 sayılı Kanun uyarında eksik ödendiğini belirterek fark kıdem tazminatı ve faiz alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, işyerinin dava dışı Trabzon Liman İşletmeciliği A.Ş.ne devredildikten sonra iş sözleşmesinin anılan işletici firma tarafından feshedildiğini, davacının fesih tarihinde kendi işçileri olmadığını, bu nedenle 5004 sayılı yasadan yararlanamayacağını, kıdem tazminatının makul süre içinde ödendiğini ve ödeme sırasında faiz hakkını saklı tutmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece 5004 sayılı Kanunu'nun 10. maddesindeki koşulların gerçekleştiği, buna göre davacının fark kıdem tazminatı talep hakkının bulunduğu, ayrıca kıdem tazminatı ödenirken faiz hakkını saklı tutmadığı için faiz alacağı talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle fark kıdem tazminatı hüküm altına alınmış, faiz alacağına ilişkin isteğin de reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının çalıştığı işyeri davalı şirketçe 21.11.2003 tarihinde çalışan personeli ile birlikte dava dışı Trabzon Liman İşletmeciliği A.Ş.ne devredilmiştir. 21.11.2003 tarihli Personel Devir Tutanağına göre işyerini devralan şirkete 59 kadrolu, 314 geçici olmak üzere toplam 373 personel devredilmiş ve davacı da devredilen bu personel sayısına dahildir. Dava dışı firma aynı gün davacı ve diğer işçilerin iş sözleşmelerini feshetmiş ve ihbar tazminatlarını ödemiştir. Kıdem tazminatı ise 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2. maddesi gereği davalı şirketçe ödenmiştir. İş sözleşmesinin dava dışı firmaca feshedildiğine ilişkin anılan şirketin dosyada bulunan yazıları ve ihbar tazminatının devralan bu şirket tarafından ödenmiş bulunması, iş sözleşmesinin devir nedeniyle, davalı şirketçe feshedilmediğini göstermektedir.
5004 sayılı Kanunu'nun 10. maddesinde; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna tabi, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşlarda ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu iktisadi teşebbüslerinde iş kanunlarına tabi çalışan işçilere bazı koşullara bağlı olarak kıdem tazminatının %20 fazla ödeneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, iş akdinin feshedildiği tarihte davacı işçi 10. maddede devreden sayılan kamu kurumlarının işçisi olmadığı gibi, iş sözleşmesi devir nedeniyle davalı kamu kuruluşunca feshedilmiş değildir. Bu nedenle davacının 5004 sayılı Kanundan doğan fark kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde isteğin kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy