(4857 S. K. m. 18, 21) (1086 S. K. m. 46)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ve aynı işyerinde birlikte çalıştıkları 40 arkadaşının feshin geçersizliğine karar verilmesi istemiyle açtıkları davada, mahkemece davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, davacıların aynı işyerinde ve aynı işverene bağlı olarak iş sözleşmelerinin feshi nedeniyle dava açtıkları anlaşılmaktadır. Davacılar arasından mecburi dava arkadaşlığı yoksa da davaların aynı sebepten doğması nedeniyle ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu açıktır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 46. maddesine göre mahkeme yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış davaların ayrılmasına karar verebilir.
Somut olayda, davacıların her birinin iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı ve sonuçta kurulacak hüküm bakımından yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi olanağı bulunmamaktadır. Ayrıca, bu gibi durumlarda temyiz incelemesi de güçlük arz etmektedir. Bu nedenle, mahkemece aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacıların birlikte açtıkları davaların tefrikine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davaların usulden reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy