(4857 S. K. m. 17, 18, 20, 29)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, haklı görülmeyen davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafından 2.9.2003 gününde yapılan bildirim ile 4857 s. İş Yasasının 29. ve 17. maddeleri uyarınca bildirim sürelerine ilişkin ücretin peşin ödenmek sureti ile 14.10.2003 gününden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiği, eğer emeklilik suretiyle ayrılmak ister ise buna dair dilekçenin 1.10.2003 gününe kadar işverene verilmesi gerektiğinin bildirildiğini, emeklilik hakkını kazanmak fesih için geçerli bir neden oluşturmayacağını belirterek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, Yönetim Kurulunun 28.8.2003 günlü ve 94 s. kararı ile bazı kapsam dışı personel hariç emekliliğe hak kazanan 257 işçinin iş akitlerinin 4857 s. kanunun 29 ve 17. maddeleri gereğince ihbar ve kıdem tazminatları ile sair işçilik haklarının ödenmek sureti ile feshedildiğini yerlerine de yeni işçiler alınmadığını, toplu işten çıkarma usulünü eksiksiz yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafından davacının iş sözleşmesinin 4857 s. kanunun 29. maddesindeki prosedüre uygun olarak aynı kanunun 18. maddesi gereğince işin ve işyerinin gerekliliklerinden dolayı emekliliğe hak kazandığı için feshedildiği, bunun davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasını engellemek amacı ile yapıldığı kanaatine varılmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı fesih bildiriminde salt emekliliğe dayanmış, işyerinden kaynaklanan başka bir neden ileri sürmemiştir. Davalının fesih yazısında belirtilen neden ile bağlı olduğu ve bunu daha sonra değiştiremeyeceği dikkate alındığında salt emeklilik fesih için yeterli neden değildir. Zira emeklilik ancak, işyerinden kaynaklanan sair sebeplerle birlikte bulunması halinde geçerli sebep olarak kabul edilir. Bu sebeple yazılı gerekçelerle davanın reddi hatalıdır.
4857 s. İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki biçimde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 25.1.2005 gün ve 2003/919 E, 2005/4, S. kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının kanuni süre içerisinde başvurusuna rağmen işverence süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için süresi içerisinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve sair haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350.00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 1.062.00 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy