(4857 S. K. m. 17, 25, 41, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla ve izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacının hizmet akdinin mesai saatleri içinde denize girmesi sebebiyle haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri mahkemece reddedilmişse de, davacı ile birlikte denize giren ve şahit olarak dinlenen iş arkadaşı, gittikleri montaj işinin bitirilmesinden sonra işyerine dönerken normal bir ara dinlenmesi de bulunmadığından oluşan tozların giderilmesi için yol kenarında denize girdiklerini bildirmişlerdir. Dinlenen davalı tanığı denize girme olayını gördüğünü bildirmişse de bu nedenle çalışmaların aksatıldığı konusunda bilgi vermemiştir. Davacının bir kereye mahsus bu eyleminin 4857 Sayılı Yasanın 25/11. maddesinde sayılan Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hareketler olarak kabulü ağır bir sonuçtur. Davacının bu fiili ancak geçerli bir fesih sebebi olabilir. Bu nedenlerle, bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy