(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 13, 41, 46, 47)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücretiyle bayram, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içinde davacının imzasına açıkça itiraz etmediği ibraname niteliğinde bir kısım belgeler sunulmuştur. Davacı tanıkları beyanlarına göre alt işverenin değişmesi sırasında işçiye bu tür belgeler imzalatılmıştır. Mahkemece, ibranamelerin çalışırken düzenlenmiş olması ve baskı altında imzalatılması sebebiyle bu belgelere değer verilmediği kararın gerekçesinde belirtilmiştir.
Davacı işçi imzaya açıkça itiraz etmediği gibi, irade fesadını da yöntemince kanıtlayabilmiş değildir. Bir kısım işçiler tarafından ibranameler noterde düzenlemiştir. O halde davacıya ibranamede yazılı olan tutarların alt işverenler tarafından belirtilen tarihlerde ödendiğinin kabulü gerekir. Alt işverence yapılan bu ödemeler üzerine asıl işverenin de bu miktarla sınırlı olarak borcunun sona erdiği kabul edilmelidir.
İbranamede iş sözleşmesinin ihale süresinin bitimi sebebiyle sona erdiği ve miktar belirtilmek suretiyle ihbar, kıdem tazminatlarının ödendiği açıklanmıştır. Alt işverence yapılan bu ödemenin, işçiye ilerde daha az tazminat ödemek amacını taşıdığını söylemek doğru olmaz. Kaldı ki, anılan belgede açıkça işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği belirtildiğine göre, ibraname tarihinde davacının alt işverenle olan iş ilişkisinin sonlandığının kabulü gerekir. İşçinin ihaleyi kazanan alt işveren işçisi olarak çalışmaya devam etmesi, yeni bir iş sözleşmesi niteliğindedir. Mahkemece yapılacak iş, ibranamede belirtilen fesih sebebiyle davacının hak kazanabileceği ihbar ve kıdem tazminatlarının belirlenmesinin ardından yapılan ödemeler düşülerek, bakiye ihbar ve kıdem tazminatının tespitinden ibarettir. Hesaplamada, ibranamede belirtilen fesih tarihinde işçinin almakta olduğu ücreti ve kıdem tazminatı da tavanı gözetilmelidir. İhbar ve kıdem tazminatlarının anılan ibraname kapsamında tam olarak ödenmemiş olduğunun belirlenmesi halinde fark istekler yönünden hüküm kurulmalıdır.
İşçinin iş sözleşmesinin feshi ve ibraname kapsamında bir ödeme yapılmasının ardından çalışılan süre için ise, ayrıca ihbar ve kıdem tazminatı hesabı yapılmalı ve isteklerle ilgili bir karar verilmelidir.
3-Davacının yıllık ücretli izin alacağı isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Dosyaya alt işverenler tarafından davacı işçinin imzasını taşıyan bir kısım izin belgeleri sunulmuştur. Söz konusu belgede izin başlama ve bitiş tarihi açıkça gösterilmiş ve işverence onaylanmıştır. Başlık kısmında “ücret” bölümüne “li” şeklinde eklemenin sonradan yapıldığı gerekçesiyle anılan belgeye değer verilmemesi hatalı olmuştur. İzin ücreti hesabında davacının imzasını taşıyan izin belgelerinde yazılı olan izin kullanma dönemleri dikkate alınmaksızın sonuca gidilmelidir.
4-Fazla çalışma ücretiyle hafta tatili ve genel tatil ücretleri yönünden bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Davalı vekili hesaba itiraz etmiş, işçilerin farklı bölümlerde ayrı çalışma düzenine göre görev yaptıklarını açıklamıştır. Gerçekten davacı tanıklarının beyanlarına göre lokalde, kafeteryada, misafirhanede farklı çalışma saatleri söz konusudur. Davalı işveren ise bir kısım işçilerin temizlik işinde çalıştığını ve fazla çalışma yapılmadığını ileri sürmüştür. Davacı işçinin çalıştığı bölüme göre tanık beyanları değerlendirilmeden ve genel ifadelerle hesaplamaya gidilmesi doğru olmaz. Davalı tarafın bu yönde itirazları değerlendirilmek üzere ek hesap raporu alınmalı ve mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)