(4857 S. K. m. 41, 47)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin ve prim alacağının, karşı davacı ise altın karşılığı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı iş akdinin haklı neden olmadan feshedildiğini iddia ederek ihbar, kıdem tazminatı ve bazı işçilik alacakları talebinde bulunmuştur. Davalı davacının işten kendisinin ayrıldığını belirterek ibraname verdiğini, kıdem ihbar tazminatının altın borcunun mahsubundan sonra ödenmesini kararlaştırdıkları halde davacının gelmemesi nedeniyle ödenmediğini belirtmiştir. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatının kabulüne dair kararı yerindedir. Ancak davacı ibranamede dava konusu fazla mesai, izin, bayram ve genel tatillerin ödendiği belirtilmesine rağmen, Bölge Çalışma Müdürlüğündeki beyanında fazla mesai yapmadığını, genel tatil ve bayramda çalışmadığını, izinlerini kullandığını belirtmiş olmakla ibranameyle çelişkiye düşmüştür. Dinlenen tanıklar davacının fazla mesai yaptığını, bayram ve genel tatillerde çalıştığını söylemişlerdir. Davalı işveren izin kullandığına dair yazılı bir belgede sunmamıştır.
Bu durumda mahkemece bilirkişice hesap edilen fazla mesai, bayram, genel tatil ve izin ücretinin bir irdelemeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu alacakların reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy