(4857 S. K. m. 21)
Taraflar arasındaki boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte dayalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya İncelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.3.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat Bingül Köse geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece, davacı işçinin işe başlatmama tazminatı isteği için, işe iadeye dair başvurunun ardından bir aylık işe başlatma süresinin bittiği tarihten itibaren faize karar verilmiştir. Gerçekten adı geçen tazminatın muaccel olduğu tarih işverence davacı işçinin işe başlatılması gereken bir aylık sürenin bitimidir. Ancak anılan istek yönünden faize hak kazanabilmek için işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir. Davacı işçi işe başlamak için işverene gönderdiği ihtarnamede bu yönde bir beyanda bulunmuşsa da, ihtimamcının tebliği anında işverenin böyle bir tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmamış olmakla bahsi geçen ihtarnamenin temerrüt oluşturduğundan da söz edilemez. Belirtmek gerekir ki, ancak muaccel olan alacaklar yönünden borçlunun temerrüde düşürülmesi mümkün olabilir. Bu nedenle işe başlatmama tazminatı için dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken, bir aylık işe başlatma süresinin bitiminden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olmuştur.
3. Davacı işçiye işyerinde çalıştığı dönemde yol ve yemek parası ödendiği tartışma dışıdır. Davacı işçi 4 aya kadar boşta geçen süre için her iki alacağın da hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece çalışılmayan dönem için adı geçen isteklerle hak kazanılamayacağı gerekçesiyle isteklerin reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı iş Kanununun 21/3. maddesinde, "Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir" şeklinde kurala yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, davacının boşta geçen 4 aya kadar süre içinde çalışma karşılığı olmaksızın ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiği yasa hükmüdür. Kaldı ki, 4 aya kadar boşta geçen süre işçinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmakta ve tazminata esas alınan ücretin tespitinde para ile ölçülebilir tüm aynı ve sosyal yardımlar dikkate alınmaktadır. O halde yasada ifadesini bulan "diğer haklar" kavramı dar yorumlanmamalıdır. Mahkemece anılan isteklerin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 450 YTL. Duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy