(4857 S. K. m. 21)
Dava: Davacı, kıdem ve kötüniyet tazminatı, izin ücreti, fazla mesai, hafta, bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının davalı işyerinde 24.2.1992 tarihinde çalışmaya başladığı, 31.03.2004 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Gerek dosya içinde bulunan imzasız iş sözleşmesi, gerek davacı tanıklarının anlatımlarından kıdem tazminatına esas gün sayısının 45 gün olduğu görülmektedir. Öte yandan bozmadan sonra celbedilen başka işçilere ait kıdem tazminatı ödeme bordrolarının çoğunlukla 45 gün olduğu, 30. günlerinde yapılan ödemelerin ise ücretleri itibarıyla kıdem tazminatı tabanından ödeme yapıldığından gün sayısının 45 olarak alınmaması önemli değildir. İşyerinde yapılmakta olan ve davacının çalışma süresini kapsayan TİS. nin 28.maddesinde her tam yıl için 45 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödeneceği kuralına yer verildiği, yenisi yapılana kadar sözleşmenin normatif hükümlerinin hizmet akdi olarak devam ettiğinden, 45 günlük süre esas alınarak kıdem tazminatı fark alacağına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy