(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının işyeri içinde ve dışında şirket hakkında memnuniyetsizlik ifade eden ve şirketi yeren davranışlarda bulunması, yapılan ücret zammını da beğenmeyerek çalışmak istemediğini beyan etmesi ve kendi isteği ile işten ayrılma talebinde bulunması üzerine iş sözleşmesinin yasal hakları ödenmek suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin feshedilmesini talep eden işçinin daha sonra feshin geçersizliğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralından doğan çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiğini, yapılan zamdan diğer işçilerin memnun olduklarını belirtmelerine karşın davacının yetersiz bularak işvereni eleştirdiği ve iş sözleşmesinin feshedilmesini istediği, bu durumda feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı işveren fesih bildiriminde davacının isteği üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğinden söz etmemiş, bir takım davranışlarından dolayı iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ve 18. maddeleri uyarınca feshedildiğini belirtmiştir. Davalı işveren bu fesih nedeni ile bağlıdır. Davacıya bildirilen fesih nedenine göre İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca fesihten önce savunmasının alınması gerekir. Dosya içeriğinde göre davacının iş sözleşmesi feshedilmeden önce savunması istenmediğinden davacının işe iade isteğinin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- İ. 4. İş Mahkemesinin 4.5.2006 gün ve 1569-249 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 400.-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 160.20 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8- Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 26.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy