(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 20.3.2006 günlü ve 2927-6989 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, davacının işveren vekili konumunda olduğunu, davacının iş güvencesi kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle onama kararının maddi hataya dayandığını belirterek, onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmekle, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı işyerinde en son Kalite Teminatı Bölüm Başkanlığı'nda Başkan olarak görev yapan davacı iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, feshin işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenle yapıldığını, ayrıca davacının işveren vekili konumunda bulunduğu, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, cevap nedenleri ile kararı temyiz etmiştir.
İşçinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması yanında, işyerinde en az 30 işçi çalışması, en az 6 aylık kıdeminin bulunması ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcısı veya işyerinin bütünü sevk ve idare eden işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda olmaması gerekir.
Somut olayda, organizasyon şeması incelendiğinde, işletme bazındaki işyerinde Genel Müdürlüğe doğrudan bağlı olarak Kalite Teminatı Bölüm Başkanı görevi yürüten davacının, işveren vekili yardımcısı sıfatını taşıdığı anlaşılmaktadır. Kimi işletmelerde, yapılanmada bölüm Başkanlığı (Direktörlük)'nın Genel Müdür yada yardımcısı sıfatını taşıdığı bilinen bir kavramdır. Davacının bu sıfat içerisinde görev yaptığı, Genel Müdür konumundaki kişinin yetkilerini kullandığı, organizasyon şeması, işvereni temsile yetkili kişileri gösteren imza sirküleri ile sabittir. Davacı işveren vekili olup, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Davalı vekilinin temyiz istemi ve maddi hata dilekçesi yerinde görülmüştür.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme hatalı olduğundan ve Dairemizin ilk onama kararı maddi hataya dayandığından, Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Dairemizin maddi hataya dayalı 20.3.2006 gün ve 2927-6989 sayılı kararın ortadan kaldırılmasına,
2- Ankara 7. İş Mahkemesinin 24.11.2005 gün ve 1045-991 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
3- Davanın REDDİNE,
4- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 26.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy