(4857 S. K. m. 21)
Dava: Davacı işe iade talebinin yerel mahkemece kabul edilmesinden hemen sonra 21.1.2004 tarihinde davalı işverene işe iadesi için başvurmuş, verimsiz olduğundan işe geri alınamayacağı davalı işverence yazılı olarak bildirilmiştir. Bundan sonra davacı mahkeme kararını temyiz etmiş dairemizce 27.9.2004 de hüküm kurulmuş bu kararı davalı vekili maddi hata nedeniyle yine Yargıtay'a götürmüş 3.2.2005 tarihinde dairemizce maddi hata düzeltilerek aynı nitelikte hüküm kurulmuştur.
20.1.2004 günlü mahkeme feshin geçersizliğine ve işe iadeye dair verilen karar davalı tarafça süresinde temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Davacı taraf kararı işe başlatmama tazminat miktarı yönünden temyiz etmiş, dairemizce ücret ve tazminatla ilgili olarak miktar belirtilmesi hatalı bulunarak yeniden hüküm oluşturulmuştur. Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı tarafça temyiz edilmeyen ilk karar esas alınarak 21.1.2004 tarihinde işverene işe başlatılması yönünde noterden ihtarname çekmiştir. Davalı taraf 9.2.2004 tarihinde bu ihtara vermiş olduğu gerekçesi ile olumsuz cevap vermiştir. Davalı taraf kendisi yönünden kesinleşen kararın tebliğine rağmen işe başlatmama iradesini ortaya koymuştur. Feshin geçersizliği ve işe iadeye ilişkin kısmın kesinleşmesi ve bu tarihten itibaren 10 gün içinde başvuruda bulunulması karşısında bir aylık süre içinde talebin reddedilmesi söz konusu olduğundan dosyanın Yargıtay'a gidip gelmesine ilişkin istenilen bir hakkın ortadan kaldırılmasına sebep oluşturmaz.
Gerçekten davacı kendisine düşen görevi yerine getirmiş, işveren sonucuna katıldığı için temyiz etmeyerek kendisi aleyhine kesinleşen işe iade kararını yerine getirmediği gibi ilk kararda belirlenen dört aylık işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini icra takibi sonucu ödemiştir. Öte yandan işe başlatmama iradesini ortaya koyan davalının şekil yönünden değiştirilen karar üzerine paraya dönüşen haklarını isteyen davacıyı işe davet etmesi objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi, iş sözleşmesi işe başlatmama iradesini davacıya bildirdiği tarihte sona ermiş olduğundan yeni bir hizmet akti teklifinin kabul edilmemesi feshin geçersizliği ve işe iadeye ilişkin kararın sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Bu durumda mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy