(4857 S. K. m. 18)
Dava: Davacı işçi, davalıya ait işyerinde sendikanın örgütlenmeye başladığını, çoğunluk tespiti için Bakanlığa başvurup yetki aldığını ancak davalı işveren ile yapılan TİS görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, bunun üzerine dosyanın Yüksek Hakem Kuruluna gönderildiğini, davalı şirketin bundan sonra çeşitli bahanelerle işten çıkarmalara başladığını, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, işyerinde güvenlik hizmetlerinin dışarıdan satın alınması uygulamasına geçilmesi nedeni ile davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Güvenlik Şirketi Firması ile yapılan sözleşmenin yürürlük tarihinin 25.4.2005 olduğu, bu şirketin güvenlik elemanlarının özel eğitim sertifikasının alınış tarihinin ise 28.9.2005 olduğu, özel güvenlik firmasının elemanlarının davalı şirketle sözleşme yapıldıktan sonra eğitim aldıkları, sözleşme tarihinde eğitim sertifikalarının bulunmadığı ve özel güvenlik elemanı vasfını taşımadıkları gibi güvenlik hizmetleri özel güvenlik firmasına verilmeden önceki durumla sonraki durumda bu görevleri yapanlar arasında nitelik ve teçhizat yönünden bir fark olmadığı gerekçesi ile davacının iş akdi geçerli sebeplere dayanmaksızın feshedilmiştir. Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre davacının güvenlik görevlisi olarak davalıya ait akaryakıt istasyonda çalışmakta iken, güvenlik hizmetlerinin dışarıdan satın alınmasına karar verilerek iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı işverenin güvenlik hizmetlerini dışarıdan temin ettiğine dair sözleşme dosyada bulunmamakta ise de, dinlenen tanıklar güvenlik hizmetlerinin dışarıdan satın alındığını ve güvenlik görevlilerinin bu nedenle işten çıkarıldıklarını açıklamışlardır. Dava konusu işyerinde güvenlik hizmetlerinin yardımcı iş niteliğinde olduğu anlaşılmakta ise de, öncelikle davalı işverenin feshe gerekçe gösterdiği güvenlik hizmetleri sözleşmesi getirtilerek muvazaa yönünden incelemeye tabi tutulmalıdır. Sözleşmenin muvazaaya dayandığı sonucuna varıldığı takdirde feshin salt bu nedenle geçersizliğine karar verilmelidir. Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi muvazaaya dayanmıyorsa, bu durumda kurulan asıl işveren-alt işveren ilişkisi bir nevi yeniden yapılanma olduğundan kural olarak işyeri içi sebeplerden kaynaklanan geçerli bir fesih nedeni olarak kabul edilmelidir. Ancak, bunun için iş sözleşmesi feshedilmeden önce feshin son çare olduğu ilkesinin göz önüne alınması gerekir.
Somut olayda, feshin son çare olduğu ilkesinin dikkate alınıp alınmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Davacı işçinin beceri ve niteliğine göre işletme içinde başka bir işte değerlendirme olanağının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Şayet, sözü edilen ilke de dikkate alınmış ise feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi gerekir. Yapılacak araştırma sonucunda, feshin son çare olmadığının anlaşılması durumunda ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmelidir. Bu nedenle, gerekirse işyerinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığı ile yukarıda belirtilen hususlar yönünden araştırma yapılarak sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy