(4857 S. K. m. 17, 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hizmet aktinin haksız olarak fesh edildiği iddiasıyla ile ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı davacının işyerindeki başka bir işçiye hakaret ettiği gerekçesiyle haklı nedenle fesh edildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya verilen kesin mehil içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu gereğince taraflardan birine keşif, tanık, bilirkişi ücretinin yatırılması gibi hususlarda kesin mehil verildiği takdirde bunun sonuçlarının açık bir şekilde kararda belirtilmesi gerekir. Oysa mahkemece bu husus tam olarak yerine getirilmediği gibi davacı tarafından bilahare yatırılan bilirkişi ücreti ile dosya bilirkişiye tevdi edilerek duruşma gününden evvel bilirkişi raporu alınmış bu haliyle de kesin mehille hedeflenen amaca da ulaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş dosyada mevcut delillerle işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy