(818 S. K. m. 74) (4857 S. K. m. 41, 57)
Dava: Davacı, ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, vasıta yardımı, hizmet zammı, giyim yardımı, konut yardımı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukat tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava konusu, fazla mesai ücreti ve yıllık izin alacakları dışındaki alacakların faizi yönünden, davalının ne zaman temerrüde düştüğü yasa ve Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre saptanmadan yazılı şekilde faiz yürütülmesi hatalıdır. Davalının temerrüde düştüğünün kabulü için, Toplu İş Sözleşmesinden doğan borçların muaccel hale gelmiş olması, başka deyişle ifa zamanının gelmiş olması gerekir.
Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre Ecel meşrut olmadığı veya işin mahiyetinden anlaşılmadığı takdirde borcun hemen ifa ve derhal icrası istenebilir. Davaya dayanak Toplu İş sözleşmesi 5.8.2003 tarihinde imzalanmıştır. Ayrıca, Geçici 1 ve 4. maddelerinde bir kısım farkların ödenmesinin belli koşullara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Toplu İş Sözleşmesinin Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında, birinci altı aylık döneminde oluşacak ücret ve diğer ödemelere ilişkin sözleşme farklarının dönemi içinde ödenmeyeceği, bu farkların toplu iş sözleşmesinin onüçüncü ayının sonunda ödeneceği; 2. fıkrasında ise, Geçici 1. maddeden yararlananlar ile sözleşmenin imza tarihinden sonra herhangi bir nedenle hizmet sözleşmesi sona erenlere varsa Toplu İş sözleşmesi farkları onüçüncü ayın sonu beklenmeksizin hizmet akdinin sona erdiği tarih esas olarak ödenir denilmektedir.
Buna göre, birinci altı aylık döneme ilişkin fark ve hakların temerrüt tarihi davacının hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihtir.
İkinci altı aylık dönem için özel bir şart öngörülmemiş ise de, açıklandığı üzere, davalı bu borcu Toplu İş Sözleşmesinin imzası ile öğrendiği ve o tarihte muaccel hale geldiği için, en erken temerrüt tarihi 5.8.2003 tarihidir. Bu nedenle, bu tarihten önce doğan ikinci altı aylık hak ve alacaklar için temerrüt tarihi olarak 5.8.2003; bu tarihten sonra doğan hak ve alacaklar için ise, Toplu İş sözleşmesi hükümleri nazara alınmalıdır.
Hüküm altına alınan alacakların faiz başlangıç tarihleri Buna göre belirlenip faiz yürütülmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacı normal mesai dışında hafta içi 15, hafta sonu 24 saat olmak üzere haftada 5-6 nöbet tuttuğunu iddia ederek bu nöbetlere ilişkin fazla mesai alacağı talep etmektedir. Dosyada tanık dinlenmemiştir. Hafta içi ve hafta sonu ayırımı yapılmadan nöbet tutulan günleri gösteren çizelgeler dışında bu konuda delil bulunmamaktadır. Bu çizelgelerde nöbetin kaç saat sürdüğüne dair bilgi yer almamaktadır. Ayrıca davalı işveren nöbet tutan personelin ertesi gün izin kullandığını beyan ettiği halde bu husus da araştırılıp değerlendirilmemiştir. Bu nedenle davacının hafta içi ve hafta sonları nöbetlerinin kaç saat sürdüğü ve ertesi gün izin kullanıp kullanmadığı belirlenmeden anılan alacağın kabulü hatalıdır.
4- Dosyada davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiğine dair yazıya rastlanmamıştır. Davacı için uygulanan 1.1.2003-31.12.2004 yürürlük süreli TİS nedeniyle üyeliğinin işverene bildirilip bildirilmediği saptanmadan TİS'den kaynaklanan alacakların kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy