(1475 S. K. m. 2, 14) (4857 S. K. m. 1) (657 S. K. m. 4-B)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile ilave tediye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı görev yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı tarafından davalıya ait işyerinde sürekli bahçıvan olarak çalıştığı bildirilerek, emeklilik ile sözleşmesinin son bulması nedeniyle kıdem tazminatı ve ilave tediye alacağı talep edilmiştir. Davalı işveren davacının 657 sayılı Yasaya tabi sözleşmeli personel olarak çalıştığını savunmuştur. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.
657 sayılı Yasanın 4-B maddesinde sözleşmeli personelin hangi hallerde çalıştırılacağı açık olarak belirtilmiştir. Buna göre sözleşmeli personel, kamu hizmet ve görevlerinin yürütülebilmesi amacıyla, geçici süreler için esasen kamu görevlisi sıfatını taşımayan özel bilgi ve ihtisası olan kişilerin zaruri ve istisnai hallere mahsus olmak üzere çalıştırılır. Davacı uzun yıllar aynı işyerinde bahçıvanlık görevini, yurt içinde yürütmüştür, bu anlamda yasanın aradığı zorunluluk, istisnailik ve özel mesleki bilgi koşulları gerçekleşmemiş olup, davacı sözleşmeli personel tanımına uygun düşecek bir iş yapmamıştır.
Dava konusu hukuki ilişkide, hizmet akdinin denetim, gözetim, zaman, bağımlılık ve ücret unsurlarının bulunduğu, davacının çalışmalarının SSK kapsamında gerçekleştiği, taraflar arasında hizmet ilişkisinin mevcut olduğu, davacının 1475 sayılı Yasanın 2. ve 4857 sayılı Yasanın 1. maddesine göre işçi olup İş Kanunu kapsamında yer aldığı, uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy