(4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti, vergi iadesi ile bayram ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı; hizmet süresi içinde fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının fazla çalışma yapmadığını savunmuş; süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda davacının haftada altı gün, günde bir saat yada üç saat fazla mesai yapılmasına göre, seçenekli hesaplama yapılmış; mahkemece, davacının yaptığı iş gözetilerek haftada altı gün, günde iki saat mesai yaptığının kabul edildiği gerekçesiyle 6.995,47 YTL fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı, süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunduğundan, davacı, dava tarihine göre ancak 7.11.2000-23.8.2005 dönemi fazla çalışma ücretini isteyebilir. Dosyada mevcut ve davacı tarafından imzası inkar edilmeyen ücret bordrolarının bir kısmında fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanan içtihadına göre, işçi, aksini eşdeğer nitelikte belge ve delillerle kanıtlamadığı takdirde ihtirazı kayıt koymadan imzaladığı bordroda belirtilenden fazla çalıştığını ileri süremez. Bu nedenle, fazla çalışma tahakkuku bulunan ayların fazla çalışma ücreti hesabında nazara alınmaması gerekir. Dava konusu toplam süre üzerinden hesaplama yapılarak bordroyla ödenenlerin toplanıp mahsup edilmesi şeklinde hesap tarzı doğru değildir. Ayrıca hüküm altına alınan dönem içinde davacı işçinin hastalık, yıllık izin, mazeret izinli olabileceği nazara alınmadan davacı işçinin hiç ara vermeksizin çalıştığı ve fazla çalışma yaptığının kabulü de hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece re'sen belirlenecek fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında tüm bu hususların nazara alınıp alınmadığı, indirim yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından, karar yerinde tartışılıp nedenleri ve hesaplama tarzı açıklanarak hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy