(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 3 Ocak 2005 tarihinde iş çıkışı şimdiki kocası tarafından kaçırıldığını, 4 Ocak 2005 tarihinde ailesinin durumu davalıya bildirdiğini, 5 Ocak 2005 tarihinde de davalının kendisini arayarak, tazminatlarını vereceğini işyerine gelmesini söylediğini, vardığında feragat ve ibraname imzalatıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek ihbar ve kıdem talebinde bulunmuştur.
Davalı, davacının 05-06 Ocak 2005 tarihlerinde işe gelmediğini, tutulan tutanakta yanlışlık yapılarak 04-05 Ocak olarak belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 07.01.2005 tarihli ibra ve feragatname başlıklı sözleşmenin taraflarca imzalandığını, haksız ve mazeretsiz bir biçimde işe devam etmediğini belirterek isteklerin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, iş akdinin feshinin davalı işveren tarafından davacı işçinin devamsızlığı nedeni ile haklı olarak yapıldığı savunulmasına rağmen, ibraz edilen 07.01.2005 tarihli ibra ve feragatname başlıklı matbu olarak düzenlenmiş belgede davacıya kıdem ve ihbar tazminatı haklarının ödendiği belirtilmiştir. Davacının savunması öncelikle bu belge ile çelişkili olup, devamsızlık nedeni ile iş akdinin davalı işveren tarafından haklı olarak feshedildiği de kanıtlanamamıştır. Kaldı ki anılan belgede tanık olarak imzası bulunan aynı işyeri çalışanı bir tanık da verdiği ifadesinde belgeyi kendisinin imzalattığını, bildiği kadarı ile kıdem tazminatının da ödenmediğini beyan etmiştir. Bu durumda, davalı işveren tarafından yapılmış olan feshin haksız olduğunun kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin bir hesaplanmaya tabi tutularak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy