(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 21) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ikramiye TİS ücret farkı, kötüniyet tazminatı, işsizlik tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukat tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı iş akdinin haksız olarak feshedildiği iddiası ile TİS'den kaynaklanan işsizlik tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, feshin haksız olduğu kanaati ile bilirkişi raporundaki miktarlara göre, cezai şart mahiyetindeki iş güvencesi tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, işsizlik tazminatında hükme dayanak yapılan Toplu İş Sözleşmesi feshe karşı bir güvence kapsamında, 21/III maddesi ile cc her durumda hizmet akdine son vermeyi gerektirir haklı bir neden göstermek ve ihtilaf halinde; mahkeme, özel hakem v.b. merciiler önünde bu nedeni ispatlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde işverence işçiye 1 yıllık ücreti tutarında işsizlik tazminatı ödenir. hükmünü cezai şart tazminatı olarak düzenlemiştir. 4857 sayılı yasa ile ülkemizde iş güvencesi hükümleri ve özellikle feshin geçersizliğini isteme hakkı getirilmiş ve yasanın 17 ve 21. maddelerinde iş güvencesi kapsamında kalan işçinin bir aylık süre içinde dava açmadığı takdirde kötüniyet tazminatı isteyemeyeceği, feshin geçerli hale geleceği açıkça belirtilmiş; aynı yasanın 21/son maddesi ile Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir. hükmü getirilmiştir. Davacının süresi içerisinde işe iade davası açmadığı anlaşıldığından anılan tazminatın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
3- TİS'nin 23. maddesinde öngörülen faiz akdin feshi ile müeccel olan, kıdem tazminatının on beş gün geciktirilerek ödenmesi öngörülmüştür. Kıdem tazminatına hakkın doğum tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesine karar verilmesi hatalıdır. 26.5.2004 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredi faizini geçmemek üzere en yüksek mevduat faizi uygulanmalıdır.
4- Kıdem tazminatı dışındaki alacaklarla Merkez Bankasınca bildirilen değil bankalara uygulanan en yüksek işletme kredi faizine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy