(4857 S. K. m. 17, 32, 57) (1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 434)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, izin ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı 9.2.2006 tarihli mahkeme kararına karşı 7.3.2006 tarihli tavzih talebinde bulunmuş mahkemece 15.5.2006 tarihli karar ile vekalet ücretinin tavzih yoluyla düzeltilemeyeceğinden talebin reddine karar verilmiştir. Davacı bu kez 26.8.2006 tarihinde temyiz dilekçesi vermekle birlikte harcını ikmal etmediğinden usulüne uygun temyiz istemi bulunmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434/3. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine,
2- Davalının temyizine gelince;
Davacının davalı şirket tarafından kendisine verilen kredi kartları ile kuyumcudan altın aldığı sabittir. Ancak alınan bu eşyaların davacının şahsı ile ilgili olup olmadığı belli değildir. Davacı vekili yargılama sırasında sunduğu dilekçede anılan malların ne için alındığını açıklayabileceklerini belirttiği halde bu konu irdelenmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafından alınan altın eşyaların neler olduğunu belirlemek, davacıya söz konusu altınların ne için ve kime alındığını açıklattırmak edinilen maddi olgular bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca varmaktır. Eksik inceleme sonucu verilen karar hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 05.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy